Uzun uzun sustuk sonra; sıkıntıyla, üzüntüyle, öfkeyle, sahiplenemediğimiz vicdan azaplarıyla,pişmanlıkla, duyarsızlıkla, alışkanlıkla ve hastalıkla sustuk... Ve ben, bu tuhaf sessizliğin ortasında kendimi biraz daha yitirdim.
Sığ fikirlere öyle alışılmış ki, zihinleri azıcık harekete geçiren bir düşünce kabalık gibi görünüyor.Konuşurken yeni fikirler üreten birinin vay haline!
Ağızdan çıkıp da devamı gelemeyen kelimeler vardır.Söylense bir akarsuyun yön değiştireceği sanılır. Dünyada hareket eden ne varsa orada kilitlenir, 45'lik plak 33 devirde çalmaya başlar..Öyle kalakalmıştı Hüseyin.