Zweıg’ın şu ana kadar okuduğum en güzel kitabı diyebilirim...Ve tabi ki benden 10/10 aldı...:))
Kitap iki hikayeden oluşuyor.Birincisi,kitaba da ismini veren hikayede “Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor.”Tanrı’nın emirlerini yerine getirmeyen,doyumsuz ve sabırsız insanoğlunun Tanrı’yı kızdırması;bunun sonucunda Tanrı’nın yeryüzünü saran,insanoğlunu korkutan bir surette kızgınlığını hissetirmesi anlatılıyor.Bunun üzerine İsrailoğulları’nın ezeli anası Rahel’in ruhu dile geliyor,tüm insanoğlu adına Tanrı’dan af diliyor Rahel...Burada anlatılan Rahel’in hayatından bir kesit oldukça sarsıcı...
Babası Laban’ın şartı gereği 7yıl boyunca sabırla beklediği,sevdiği adam Yakup’un -Tanrı’ya olan inancının şiddetiyle-kendi öz ablasına verilmesine razı gelmesi,sevdiği adamı kandırması anlatılıyor.Rahel;sabrının,acımasının,affediciliğinin -yaşadıklarını öne sürerek-en üst seviye olduğunu iddia eder.Bu özelliklerin kendisinde Tanrı’da bile olamayacak kadar fazla olduğunu iddia eder ve Tanrı’ya hesap sorar.Tüm melekler ve peygamberler Tanrı’nın bu yaptığından ötürü Rahel’i cezalandıracağını beklerken Tanrı’nın kızgınlığı geçer.Tüm insanoğlunu affeder...Göklerdeki bu diyalogdan yaşayan fanilerin haberi yoktur tabi...
Bu hikayede geçen konu gerçek bir olaydan alınmış,Zweıg’ın bakış açısıyla bu kitapta yeniden yorumlanmıştır.
Bakınız:”Annesi, oğlu Yakup’u dayısının yanına gönderdi. Dayısının iki kızı vardı. Büyüğünün ismi Lâyâ, küçüğünün ismi Rahîl idi. Ya’kûb -aleyhisselâm- dayısına yedi sene hizmet etti ve onun büyük kızı Lâyâ ile evlendi. Ardından yedi sene daha dayısının hizmetinde bulunarak küçük kızı Rahîl’i de nikâhladı. Yakup -aleyhisselâm-’ın tâbî bulunduğu şerîatte iki kız kardeşi bir nikâh altında bulundurmak câizdi.”
İkinci hikaye ise,”Ölü Kafası”.Yüzünün adeta bir kurukafaya