Meddah

[Makalede ] ciddi bir politika değişikliği söz konusudur. O güne kadar Meclisin egemenliği tartışma götürmez bir şekilde kabul edilmişken, ilk kez bu egemenlik tartışma konusu edilmektedir. Gerçi egemenliğin kaynağı olarak "millet'' gösterilmektedir, ama "milletin" düşüncesini açıklamasına imkan verecek siyasi mekanizmaların mevcut olmadığı düşünülecek olursa, Yunus Nadi'nin hangi güç adına ve hangi güce dayanarak Meclisin dağıtılabileceğini ileri sürdüğü kolaylıkla anlaşılabilir. Bu güç "ordu"dur. Saltanatın kaldırılması sırasında da, Mustafa Kemal "gerçek yöntemine göre saptanacahtır; ama belki bir takım kafalar kesilecektir" derken yine orduya dayanıyordu"1 18.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
. Hüseyin Avni Bey, İstiklal Mahkemeleri hakkındaki eleştirilerini şöyle sürdürür: "Efendim, birinci günden beri İstiklal Mahhemeleri'nin aleyhindeyim. Bir here TBMM'ne Allah'ın vermediği salahiyeti kendisi başkasına verdiğine hayretteyim ... Memleketimiz üç İstiklal Mahkemesiyle mi idare ediliyor? Efendiler, her kazada bidayet mahhemeleriniz vardır. Cinayet mahhemeleriniz vardır. Memleketin bir tarafında kanaati vicdaniyesiyle üç adamı idam eder, diğer tarafında hayatını idame eder. Ne güzel müsavat, ne güzel adalet (!) . . . Şimdi Efendiler; bendeniz kanaatime göre bu suretle hendi hukuku adlimizin olmadığını iddia etmektir. Bu millet umüri adliyesi için iki buçuk milyon lira sarf ediyor. Mekteplere para veriyor. Mektepte okutuyor ve yetiştiriyor. Mebus olmakla her türlü evsafı aliyesi, her türlü ilmi iktisap mı eder, rica ederim. Lalettayin üç kişiye "kanaati zatiyenizle siz hükmü verin" deyip salahiyyet vermek, ilmi inkar etmek milletin hukukunu tepelemek demektir. İhtilalin de bir hukuku vardır. Her milletin her zaman bir hukuku vardır. Hüner isyan ettirmemektir. .. Kanun hakim olmalı. Şahıslann hakimiyeti payidar olamaz ... Samsun ve hav alisinde 30-40 mahkememiz vardır. Bu mahkemeler ilimle mücehhezdir. Bu mahkemeler hakim hakkına bihakkın haizdir ve bu meslekte çalışan adamlardır. Bu vazifeyi meslek edinmişlerdir. Herhangi bir şahıs sanat yapamazsa, mahkemeyi de yapamaz. Bu daha incediı; daha dakiktir, daha mantıkidir. .. Elinizde bir kanun vardır. Bunu seyyanen tatbihle mükellefsiniz. İçinizde hususi emel taşıyan, hühümetimizi yıkmak isteyen bu gibi kimselere kanunu cezamız gayet vasi cezalar tayin etmiştir. Bunlan ehline tevdi ile mütehassisini adaletle muvafık bir şekilde tatbikata muvaffak olursanız, hühümet manası çıkar. Yoksa onlara karşı muamele
Sayfa 41·Kitabı okuyor
ALLAH Rasûlü (sa) zamanında bir adam içki içiyordu ve her defasında yakalanıp kendisine içkinin cezası tatbik ediliyordu. Bu olay tekerrür edince, bir ceza tatbiki sırasında bir sahabî adama sözlü olarak sataştı ve, "ALLAH sana lanet etsin! Bu ne arsızlıktır!" dedi. ALLAH Rasûlü (sa), bu sahâbiyi bu sözünden dolayı uyardı ve bu türlü sataşmaların adamı daha da arsızlaştıracağını söyledi. (Buharî)
Sayfa 1058
Din
O, Tanrı yagâne'dir, bütün varlıklarda gizlidir Her şeye nüfuz eder Bütün varlıkların iç bilincidir Her eylemin şuurudur Bütün varlıklarda mevcuttur Şahit'tir koruyandır, Şekilsiz ve eşsiz Mutlak'tır
Din
Böylece iman, sınırlı aklımıza sınırsız kapılar açmıştır.
Sayfa 34 - Timaş yayınları·Kitabı okudu
Din