Varlığımızı öyle bir hale getirelim ki, başkalarının gözünde hep bir muamma olarak kalsın, bizi en iyi tanıyanların ötekilerden tek farkı, sadece daha yakın olup da bizi çözememeleri olsun. Ben hayatımı böyle şekillendirdim, hemen hiç düşünmeden yaptım bunu, ama sanatı ve içgüdüleri o kadar çok kullandım ki, kendi gözümde ayrı bir kişilik haline geldim, kuşkusuz bana ait olan, ama ne açıkça ne de tam olarak tanımlanmış bir kişilik.
Pes edersem çökerim. Bir sanat yapıtı olmak istiyorum, bedenimle olamadığıma göre en azından ruhumla. İşte bunun için sakin ve ilgisiz bir pozda yonttum heykelimi, sahteliğimin anlamsız bir çiçek gibi, uzak bir güzellik olarak açılıp serpilebileceği bir yerde, yani fazla serin meltemlerin, fazla gerçek ışıkların giremediği bir serada duran bir heykel bu.
Nasıl burkuyor insanın yüreğini bu kadın, değil mi? Ne büyük bir acı var bu haykırışında!... Ve çevresinde hiç kimsenin haberi yok bundan... Yapayalnızdır... İçinde saklamaktadır acısını, yalnızca gökyüzünde aya açıyor...