ne zaman sana ait bir şey görsem fena halde üzülüyorum, özellikle el çantanı gördüğümde. eve her girdiğimde ve onu antredeki bir sandalyenin üstünde gördüğümde, senin evde olduğunu anlar, rahatlardım. artık, çantan hep orada ama sen yoksun. —— garcía márquez yazmıştı: "sevdiğimiz insanlar bütün eşyalarıyla birlikte ölmeli.”**
birilerinin mutsuzluğu diğerlerinin mutluluğudur demeyeceğim. ama mutsuzlar arasında konuşacak daha fazla şey olduğuna inanıyorum. mutlu insan yabancılaşıyor
gittiğinden beri yedi milyon kırk sekiz bin sekiz yüze kadar saydım. bu kadar zamanda saklanabilmiş olmalısın. her tarafı arıyorum. bulamıyorum, ümidimi kaybediyorum. saklambaç oynamak cok uzun sürüyor. tamam, hadi, kazandın, çık artık saklandığın yerden. artık oynamak istemiyorum. çık neredeysen, kazandın. çık ne olur, kaybettim, her şeyi kaybettim