bana bir sır bırak, sen aşksın
kimsenin hevesinde gözüm kalmasın
bana bir anne doğur, sen güzelsin
bir heves çocuğum ol, ev üzülmesin
bana bir şiir söyle, sen gazelsin
Beni öp dersem gidersin diye susuyorum
Her şey ondan susuyor biraz, burası ondan sessiz
Mesela senin yüzünün sessizliği beni öpmemenden
Benim ağzım uzun zamandır öpülmediğinden sessiz
Bir çöl kaç kum saati eder
içimde
Gitgide azalarak artan kuraklık
eskiyip unutulmuş bir tabir gibi hâlâ yerli yerinde
Bu uzun yolda esvabımı havalandıran tek rüzgâr
yok işte - o yüzden kırdım asamı omurgamı iyiliklerle
bir gün gelecek bu gün de
bir anı olacak nasılsa
oturduğumuz bu masa
bu kum saati, bu rüzgâr, bu eski
komodin
bu kırık
sandalye
bu kelepir yürek
bu aşk
nasılsa.
Sayfa 137 - Bu Aşk, Bu Şehir, Bu Keder·Kitabı okudu