bir damla gözyaşım olmasa da inan ağlıyorum. hüzün değil bu, kahrolma. — her şeye çok geç kaldım. büyük hesaplaşmaya da o belirsiz sınırı geçmek için çıkacağım büyük yolculuğa da her şeye, her şeye çok geç kaldım
kim bilir kaç gece bu balkonda, özgürlüğümü biraz daha uzatabilmek için bardağımdaki o buruk, acı ve kahredici tadı yudumladım. bu balkonda, gecelerce konuşup durdum kendimle. başkaları uyurken boş sokaklara, ışıksız pencerelere baktım. verdiğim sözler, aldığım kararlar, gün ışırken birer birer söndü