Machiavelli, Prens’te bildiği her şeye lakonik yaklaşıyor. Geleneği takip etmek, uzlaşım veya çekingenlik gerektirdiğinden, Prens kitabı, Söylevler’den daha geleneksel. Prens, akademik veya skolastik bir inceleme gibi başlıyor. Machiavelli’nin prense ön mektubunda söylediği gibi, niyeti prenslik yönetimini düzenlemek veya ona kurallar öğütlemek değil, daha ziyade siyaset felsefesi geleneğini sürdürmektir. Ana başlık, ön mektup ve diğer başlıkların Latincede yazıldığını görüyoruz. Machiavelli dinlenilmek istediği için prenslerin dilini konuşuyor: “Büyük adamlar kaybetmeyi utanç sayarlar; hile ile kazanmaya utanç olarak görmezler”. Bir azizin, bir beyefendinin ya da bir etik profesörünün dilini konuşacak olsaydı, prenslerin yetkin bir danışmanı olamazdı. Prens’in, skolastik bir eserlerden farklı olarak, yine geleneksel olan, patriotik bir şiirle bitiyor. Leo Strauss, Prens’in skolastik incelemeler ile patriotik şiirler arasında, yani iki geleneksel janr arasında, gidip geldiğine söyler.
Prens’in ilk kelimesi “Sogliono”dur (“Alışılagelmiş”). Ancak Söylevler’in ilk kelimesi “Io”dur (“Ben”). Burada bireysel Machiavelli öne çıkar.
Buna binaen, Prens’in ön mektubunda adetten uzaklaştığını açıklar: Prensin büyüklüğüne dair sözler söylemez, sadece kitabı prense sunar. Ama Söylevler’de, Prens’te yaptığı halde, prenslere kitap ithaf etmeyi küçümser. Bu olay Prens kitabının ortasında bir yerde gizlidir aslında. Fakat Prens’in başlıkları herhangi tartışmalı bir düşünceyi ele almazken, Söylevler’in bazı başlıkları bunu belirgin bir şekilde yapar. Söylevler’in iki başlığında, Machiavelli bazı şeyleri açık ve net bir şekilde sorgular. Söylevler’de modern yazılara en az dokuz referans buluruz; Prens’te sadece bir.
Prens’te eski yazarlardan yapılan tüm alıntılar Latince olarak verilir;