kitapseversosyolog

kitapseversosyolog
@lamiacar
" bir elimde kitabım, bir elimde kahvem " İncelemelerim yoğun şekilde spoiler içerir bilginizeee:)
Lisans/Sosyoloji
24 Mayıs
78 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Yaşayamadığımız hayatların yasını tutmak kolay. Başka yeteneklerimizi geliştirmiş, bazı teklifleri kabul etmiş olmayı dilemek kolay. Daha çok çalışmış, sevmeyi daha iyi becermiş, paramızı daha iyi idare etmiş, daha popüler biri olmuş, o gruptan ayrılmamış, Avustralya'ya gitmiş, kahve teklifini reddetmemiş ve daha çok yoga yapmış olmayı dilemek kolay. Edinemediğimiz arkadaşlara, yapamadığımız işlere, evlenmediğimiz insanlara, yapmadığımız çocuklara özlem duymak an meselesi. Kendimizi başkalarının gözünden görmek ve olmamızı istedikleri bin bir kişiye dönüşmüş olmayı dilemek için en ufak bir çaba gerekmiyor. Pişmanlık duymak ve sonsuza, zamanımız doluncaya kadar duymaya devam etmek çok kolay. Ama esas sorun yaşamadığımız için pişmanlık duyduğumuz hayatlar değil. Sorun pişmanlığın kendisi. Büzüşmemiz, kuruyup kalmamıza, kendimizin ve bütün insanlığın en büyük düşmanı olduğumuzu hissetmemize neden olan, pişmanlığın ta kendisi. Olası hayatlarımızdan herhangi birinin bundan daha mı iyi yoksa daha mı kötü olacağını bilemeyiz. O hayatlar yaşanıyor, evet, ama biz de yaşıyoruz ve asıl bu yaşantıya odaklanmalıyız. Her yere gidip herkesle tanışamaz, istediğimiz her mesleği yapamayız tabii ama o hayatlarda hissedeceklerimizin çoğunu hissedebiliriz yine de. Kazanmanın nasıl bir his olduğunu anlamak için bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak için gelmiş geçmiş bütün müzik eserlerini dinlememiz gerekmiyor. Şaraptan zevk alabilmek için dünyadaki bütün bağların üzümleriyle yapılmış bütün şarapları tatmamız gerekmiyor. Sevgi ve gülmek, korku ve acı, bu hayattaki en geçer akçeler. Gözlerimizi kapayıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkarmak ve çalan müziği dinlemek yeterli. Şu anda olası bütün hayatlarda yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz, aynı türden duyguları
Sayfa 271 - Domingo Yayınları·Kitabı okudu
Hayata Dair
kitapseversosyolog
Hepimizin aslında toplumsal yapının karmaşası içerisinde koşmaktan yorulduğu, çabalamaktan tükendiği birçok anlar olmuştur. Hayat aslında tam da bitti buraya kadar dediğimiz anda başlıyor. Gece Yarısı Kütüphanesi adlı eserde beni oldukça etkileyen ve alıntısını yapma gereği duyduğum, kitabında özeti niteliğindeki bu kısım üzerinde uzunca düşünmesi gereken önemli bir parça. .. 5dakikanızı ayırıp okumanızı isterim.. İyi okumalar..
Reklam
Denizdeyken yaptığı iş, kısa dönemler haricinde ona kendisiyle hasbihal etmek için daima geniş fırsatlar sunmuştu. Orada geminin kaptanı, Martin 'in sadece zamanının efendisiydi;ama burada otelin müdürü. Martin' in düşüncelerine bile sahip olmuştu. Sinir törpüsü, vücut zımparası olan bu ağır iş dışında hiçbir fikri kalmamıştı. İş haricinde bir şey düşünmesinin imkanı yoktu. Ruth'u sevdiğini bilmiyordu. İşe koşulmuş ruhu kızın varlığını bile hatırlayacak zaman bulamıyordu. Ancak geceleri sürünerek yatağına,sabahları da ağır ağır kahvaltı salonuna giderken gözünde şöyle bir canlanan anılarında hatırlatabiliyordu kendini Ruth.
Sayfa 170 - Kültür Yayınları·Kitabı okudu
1000k
kitapseversosyolog
Görmekteyiz ki ;ağır koşullarda çalışan alt tabakaya mensup işçi sınıfı bireylerin, çalışma saatleri dışında insan olmanın gereklerine ait bir takım uğraşlara ayıracak vakitlerinin olmadığına tanıklık ediyoruz.