Bugünkü eğitim sistemimizin akıllara eklemeyi unuttuğu, işte böyle bir patlayıcı. Öğretilen şeylerin derine nüfuz etmesine asla izin verilmiyor.
" Duraklamak mı istiyorsun ? Haydi, marş! Yürü! "
" Ama ben bu konuyu bir okuyuşta doğru dürüst anlayamadım ki..."
"Marş! Marş! Yeni bir tür gezgin Yahudi'sin sen, dur durak bilmeden yürümeye devam etmelisin. Matematiği ,fiziği, kimyayı, zooloji ,botaniği ,jeolojiyi bütün halkların tarihini, yedi kıtanın coğrafyasını, iki yaşayan dili, psikolojiyi, mantığı ,ahlakı, metafiziği, sistemler tarihini boydan boya kat edip geçeceksin...Haydi , marş, ileri ! Vasatlığa doğru ilerle. Her şeye yüzeysel bakma ve görünüşü aldanma alışkanlığını lise öğrenimine yanında götür.
"Bu hızlı koşu üniversitede de yavaşlamayacak, hatta birçok öğrenci bakımından daha da hızlanacaktır. Bütün bunlara modern hayat koşullarının dünyamızı hiçlik düzeni indirgemesini ve zihnimizi, aşılması zor bir dikkat dağınıklığını sürüklemesini de ekleyin. İletişim alanındaki kolaylıklar, sık sık çıkılan yolculuklar ,deniz ve dağ gezintileri düşüncemizin dağılmasına yol açıyor. Neredeyse okumaya dahi vakit ayıramaz olduk. Hareketli ama bomboş hayatlar sürüyoruz. Gazete okumanın insanda uyandırdığı saatte heyecan, dünyanın yedi kıtasında olup bitenler hakkındaki haberlere ulaşmanın kolaylığı, birçokları için kitap okumayı tatsız tuzsuz hale getiriyor.