CC

CC
@lastDance_
Tekniker
Önlisans
8 Şubat
94 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Dünya denen masada iki tabak vardı. Masanın bir ucunda oturan tek bir kişinin yediği tabak ile diğer ucundaki doksan dokuz kişinin yediği tabağın boyutu ve içindekiler aynıydı. İşte sayılar burada anlamını yitiriyordu. Tüm dünyayı deli gibi sömüren %1'lik kesim dururken sadece sayıları fazla diye %99'luk kısımda azaltmaya gitmek tam anlamıyla aptalca bir yaklaşımdı. Zaten bu insanların tükettiği kaynaklar oldukça sınırlıydı. O nedenle asıl yapılması gereken doyumsuz bir şekilde dünyanın ruhunu emen o %1'lik kesimi ortadan kaldırmak olacaktı.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tek derdi yuvasına yiyecek taşımak olan karınca, üzerine düşen su damlasının yarattığı şok nedeniyle yiyeceğini bırakıp başka bir yöne kaçmıştı. Normalde kendisinden kilometrelerce uzaklıkta olması gereken Pia adlı canlının ağzının kenarından düşen su damlası yüzünden, yirmi dakika boyunca büyük bir emekle taşıdığı yiyeceğini kaybetmişti. Muhtemelen gelişmiş bir beyne sahip olsaydı, hayatın niye kendisine bu kadar acımasız davrandığını sorgulayıp bir kenarda oturacaktı. Ama sahip olduğu sinir sistemi oldukça ilkel olduğu için kaybettiği yemeği çoktan unutup yeni bir yemek aramaya doğru yola çıkmıştı.
Herşeyin fazlası zararlıdır. İyi niyetin bile...
Örneğin, oldukça uzun DNA zincirinin çok küçük bir kısmındaki tek bir hatalı bölge, onlarca hastalığın ortaya çıkmasına neden olabiliyordu. Ama CRISPR denen mucize ile bu hatalı bölgeyi kesip çıkartarak yerine düzgün olan parçayı koyabilirdiniz. Bu da hastalığı hiç oluşmadan yok etmek anlamına geliyordu.
"Çok garip değil mi Galen? Daha birkaç gün önce her türlü silahı olan bir avcıydık. Oysa şimdi elinde hiçbir şeyi olmayan bir ava dönüştük." ... "İşte, ekosistem dediğimiz şey de tam da bu. Hayatın kendisi. Avcı olan her şey aynı zamanda potansiyel de bir avdır aslında. Tüm canlıların birbirine bağlı olduğu dairesel bir ip var sanki. İnsanın en büyük yanılgısı bu Galen. Kendisini merkezde sanması. Öyle bir merkez ki bu, tüm canlılar ve evren sanki insan denen bu memelinin etrafında dönüyormuş gibi. Oysa merkez diye bir şey yok. Herkesin rollerinin sürekli değiştiği devasa bir tiyatro sahnesinden başka bir şey değil bu gezegen. Yeni rolüne ne kadar hızlı adapte olursan o kadar çok hayatta kalacağın bir oyun sadece."