Bazen bir kitap olayları anlatmaz, insanın içini anlatır. Bahçıvan ve Ölüm tam olarak böyle bir kitap. Gürültüsüz, sakin ama okudukça içe işleyen bir anlatısı var. Ölüm gibi ağır bir konuyu büyük cümlelerle değil; küçük anılar, kırılgan duygular ve gündelik hayatın içinden gelen sahnelerle anlatıyor.
İslam’ın özünü, inanışı duygulara ve akla hitap ederek ne güzel yazmış Yasin Pişgin. Yasin suresi en anlaşılır şekliyle ele almış. Mutlaka okumanızı öneririm.
Bir insanın gerçek doğum günü bu dünyaya geldiği gün değil, bu dünyaya neden geldiğini anladığı gündür. Güzel bir hikayeyle kitap aslında kişiye güzel bir doğum günü hediyesi verir nitelikte.
İnanmak, hayal kurmakla ilgili. Tanrı ona inanmamızı değil tanıklık edilmesini ister. Konu aslında basit; doğru yol sevgi ve kaynağı hakikat. Değişmez dogmalarla dini yorucu ve korkunç kurallar bütünü haline getiren aklı temel almayan inananların haricinde yaratılış amacına güzel bir bakış açısı ile yaklaşmış yazar. İyi ki öyle yapmış :)
Her şeye rağmen, suni ışıklarla insanları körleştirmeye çalışan dünyaya rağmen bazı yıldızlar kendini göstermeyi başarabiliyor. Belki de bize gerçeği göstermeye çalışıyorlar. Yani ne için var olduğumuzu, ne için yaşamamız gerektiğini. Bu kitap her bir yıldızın ışığı söndüğünde hala önemli kalmaya devam edecek olanı gösteriyor bizlere.
Bir karaktere aşık olmam sanıyordum, hasta da olsa Martin’in azmine aşık oldum. Kitap, hayatın çok içinden. Bence herkesin çıkartacağı bir ders vardır, mutlaka okumalısınız.
Ama siz Martin’in sonunu yaşamayın.
Kişisel gelişim kitapları arasında en iyilerinden kesinlikle. Okuyan herkeste büyük farkındalıklar yaratacağına eminim. Tekrar tekrar dönüp üzerine aldığım notlara baktığım bir kitap, herkesin hayatının bir döneminde bu kitapla yollarının kesişmesini diliyorum