yani gençliğin akar bir su, esen bir rüzgâr gibi, engellenmesi ve geciktirilmesi mümkün olmayan bir surette uçuk gittiğini takdir etmek, eylülde baharın geri gelmesi nasıl imkansızsa şimdi her şeyin faydasız olduğunu anlamak, ziyan olarak geçen güzel günlerin hasreti ile harap olma fikrini buradan kaptım.