Aynı bir mısır demeti gibi kendinde birleştirir sizi, çırılçıplak bırakmak için harman eder.
Koçanınızdan kurtarmak için kalburdan geçirir,
ağarana dek öğütür,
iyice yumuşayıncaya kadar yoğurur,
Ve sonrasında da sizi kutsal ateşine havale eder ki Tanrı'nın ziyafeti için okunmuş nimet olasınız.
Bunlardı El Mustafa'nın kelimelere döktükleri. Fakat yüreğindekilerin pek çoğu dile gelmedi. Daha derinlerdeki gizini kendisinin dahi dile getirmesi mümkün değildi.
Hiçbir şey kendiliğinden ne o kadar üzücüdür, ne de zor. Bizim gevşekliğimiz, güçsüzlüğümüzdür ona bu niteliği veren. Büyük ve yüksek şeyleri görebilmek için onlara göre bir ruhumuz olması gerekir; yoksa kendi çamurumuzu görürüz onlarda.