Hüzün ve sevinç, insanların içinde yan yana, neredeyse birbirinden ayrılmayacak gibidir; fark edilmesi zor, akıl almaz bir hızla birbirlerinin yerini alırlar.
Sevgi, bencilliğin feda edilmesiyle kişiliğin doğrulanması ve kurtuluşudur. Bu bizi ölümün kaçınılmazlığından kurtarır, varlığımızı mutlak bir mutlulukla doldurur... Bencilliği feda edip kendimizi sevgiye bırakınca, bunun yalnızca yaşama değil, fakat hayat verici olduğunu ve bencilliğimizle birlikte kişiliğimizi terketmediğimizi, tersine, onu ölümsüz yaptığımızı anlarız.
V- Tabiattaki sevgi enerjisinin bu yaratıcı gücü, ancak kısmen gerçekleşmiştir. Bütün kötülük güçlerine rağmen, dünya ancak sevginin aracılığıyla var olmaya devam etmektedir. Sevgi, dünyayı devam ettirmekte ve yaşatmaktadır; dünyanın yok olmasına ve evrensel ölüme engel olmaktadır. Daha çok ve daha tam olarak gerçekleşince günah, acı ve ölüm azalacak, tam gerçekleşmesiyle de yok olacaktır. En yüksek yaratıcı güç olan sevginin "varlıksal gücü" buradadır."
IV- Bu kötülüğe karşı çıkan evrensel yaratıcı güç, sevgidir. Sevgi uyumlu birlik ve karşılıklı yardımlaşmayla var olma mücadelesinin yerine geçer. Bütün evreni uyumlu bir kozmos, içinde her parçanın birbiriyle savaştığı değil, uyumla birlikte çalıştığı bir kozmos haline dönüştürür. Sevginin gücüyle varlıklar birbirlerine karşı çıkmaz, onların saldırısına uğramaz ve böylece onlar tarafından yok edilmezler. Bu nedenle, hayatın ölüm ve yok olma ile sonuçlanmasına gerek yoktur. Sevgi, böylece ölümün kendisini ortadan kaldırır ve yerine sonsuz ölümsüzlüğü getirir.