Yeşil Çayın Faydaları
Geleneksel tıpta yüzyıllardır yer bulan yeşil çay (Camellia sinensis), günümüzde modern tıp literatüründe en çok araştırılan bitkisel kaynaklardan biridir. Bir hekim gözüyle yeşil çayı değerli kılan temel özellik, fermantasyon işlemine uğramadığı için içeriğindeki yüksek biyoaktif bileşenleri korumasıdır. ✓Antioksidan Kapasite ve Epigallokateşin Gallat (EGCG) kateşinler kronik inflamasyonu önlüyor ayrıca DNA hasarını önlemede destekleyici rol oynuyor ✓Kalp ve damar sağlığı üzerinde de etkisi var. Halk arasında kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolün kandaki düzeyini azaltıyor. Bu da ateroskleroz dediğimiz damar tıkanıklığından korunmada fayda sağlıyor. ✓Bilişsel fonksiyonları ve odaklamayı artırıyor hatta nörodejeneratif süreçlere karşı koruma sağlayabilir. Bunu sağlayan L-teanin ve düşük doz kafein kombinasyonu ✓Önemli bir etkisi daha insülin duyarlılığını artırıyor bu da kan şekeri düzeyinin dengeli olmasını sağlıyor. ✓Tabi bu uyarı yapmakta fayda var yeşil çayı günde 2-3 fincan olarak tüketmek yeterli olacaktır. Yeşil çay demlemek için de kaynar su kullanılmaz kaynayan suyun biraz soğuması beklenir tahminen 85 santigrat dereceye kadar. Demleme süresi de 5 dakika yeterli olur ondan sonra çay yaprakları hazırlanan çayın içerisinden çıkarılır. Tadını yumuşatmak için de limon kullanılabilir. Sağlıcakla kalın.
1000Kitap
Arteriyada plakın(bərk yığıntı)yaranması
İlk olaraq, aşağı sıxlıqlı lipoproteinlərin (LDL-lərin, əsasən trigliserid daşıyan kiçik hissəciklərin) oksidləşməsi arteriya divarında iltihab prosesini başladır. Bu iltihab ağ qan hüceyrələrini cəlb edir və köpükvari plakın yaranmasına səbəb olur; bu isə sonradan arteriyanın daralmasına və sərtləşməsinə gətirib çıxarır. İnsan Vücudunun Öyküsü
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
yemeği seviyorsanız oruç tutun, uyumayı seviyorsanız teheccüde kalkın, parayı seviyorsanız daha çok sadaka verin, müziği seviyorsanız kur'an dinleyin ki, dünyaya olan sevginiz Allah'a olan sevginizden ağır basmasın.
Yorulan kalp bağırmaz, sadece yavaş yavaş uzaklaşır…
🌿 “Doğanın Yeşil Mucizesi: Chlorella” 🌿 Mikroskobik bir tatlı su yosunu olan Chlorella, küçücük yapısına rağmen besin deposu bir süper gıda olarak bilinir. İçeriğinde; Tam amino asit profiline sahip yüksek kaliteli protein B12 vitamini, demir, magnezyum, çinko Omega-3 yağ asitleri Klorofil (doğadaki en yoğun kaynaklardan biri) bulunur. 🔬 Bilimsel çalışmalar, Chlorella’nın şu faydalarını ortaya koyuyor: 1. Bağışıklığı Güçlendirme → NK hücre aktivitesini artırarak vücudu enfeksiyonlara karşı savunur. 2. Detoks Etkisi → Ağır metallerin (civa, kurşun) ve toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. 3. Antioksidan Gücü → Klorofil, C vitamini ve karotenoidler sayesinde hücreleri serbest radikal hasarına karşı korur. 4. Kolesterol ve Kan Şekeri Desteği → Bazı çalışmalar LDL kolesterol ve kan şekeri üzerinde olumlu etkiler göstermiştir. 5. Sindirim Sağlığı → Prebiyotik etkisiyle bağırsak florasını destekler, sindirimi kolaylaştırır. 6. Enerji ve Dayanıklılık → Sporcularda yorgunluk eşiğini artırmaya yardımcı olabilir. 💡 Kısacası: Chlorella, sadece bir takviye değil, hücresel düzeyde sağlık desteği sunan doğal bir besin kaynağıdır. Düzenli kullanımda bağışıklık, enerji, detoks ve genel yaşam kalitesi üzerinde gözle görülür fark yaratabilir. Astım, KOAH ve bronşit gibi solunum yolu hastalıklarıyla mücadele ediyorsanız, güçlü bağışıklık desteği kaçınılmaz. 🌱 RC Farma’nın GMP sertifikalı Provess Chlorella’sı, tatlı su mikroalgı Chlorella içerir ve zengin vitamin-mineral profiliyle sağlıklı solunumu desteklemeyi hedefler. Bu doğal takviye, içindeki antioksidan ve besin bileşenleri sayesinde inflamasyonu azaltmaya yardımcı olabilir. Uzmanlar, Chlorella’nın bağışıklık sistemini güçlendirerek solunum yolu sağlığını korumaya katkı sağlayabileceğini vurguluyor.
Sağlık
LDL..
LDL büyük bir partiküldür ve küre formundadır. Bu kürenin içerisinde hem protein (Apo-proteinler) ve hem de yağ (lipit) bulundurur. Yoğun şeker tüketir ve uzun süre de böyle yaşarsanız, LDL partiküllerinin hem protein ve hem de lipit kısımlarına glikoz ve früktoz yapışır. LDL’nin bu haline; “okside LDL” denir ki; en tehlikeli ve damar sertliği yapıcı etkisi (aterojenitesi) en kuvvetli olan LDL tipidir. Esasında LDL öyle tek tip bir molekül de değildir, farklı büyüklükteki toplardan oluşur. LDL1, LDL2, LDL3 ve LDL4 olmak üzere 4 alt tipi tanımlanmıştır. LDL1 en az zararlı olan tipi iken, LDL4 en çok zararlı olan tipidir.. Düşük karbonhidratlı beslenmenin; kan trigliseridini düşürdüğü, HDL 'yi yükselttiği, LDL'nin alt gruplarından LDL 1 seviyesini orantısal olarak yükselttiği ve tehlikeli olan LDLA seviyesini ise yok denilecek kadar aza düşürdüğü yapılan klinik çalışmalarda gözlemlenmiştir.. LDL 4 yapı itibarıyla, glikolize (şekerlenmiş) LDL'dir. Bazıları buna okside LDL de demektedir. Bu küçük partiküller, hemen her dokuya kolayca geçebilmektedir. Daha da önemlisi; damar sertliğinin de baş tetikçisidir. Küçük olması gereken LDL seviyesi yıllarca böyle yüksek kalırsa, vay halinize! LDL, sadece damar sertliği yapmaz; dokularda kronik enfilamasyona (iltihab) da yol açtığından ötürü, kanseri de tetikler. T. kolesterol, HDL ve trigliserit ölçülen değerlerdir. LDL, sıradan laboratuarlarda doğrudan ölçülemez. Bir formülü vardır. Bu formül; LDL=T. kolesetrol – HDL-TG/52dir. Hepimizin LDL değeri bu formülle hesap edilmektedir. Yani LDL ölçülen değil, yukarıda yazdığımız formülle hesap edilen değerdir. Trigliserit eğer 100’ün altındaysa ve HDL 40’ın üstündeyse bu formül en güvenilir sonucu verir. HDL’nin düşük ve trigliserid değeriniz 100’ün üzerindeyse formülün güvenilirliği