Emin

Emin
Evolutionary biology boxd.it/37Y6P
21 Kasım 1999
161 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Endokrinologiya və depressiya
Depresyondayken kişinin hormonları da anormal düzeylerdedir. Öncelikle, tiroid hormonları çok düşük seviyede olan kişilerde depresyon oluşabildiğini belirtelim. Bu kişiler eğer depresyondaysalar, antidepresif ilaçların işleyişine karşı da tipik olmayan bir şekilde direnç gösterirler. Bu durum özellikle önemlidir çünkü, tümüyle psikiyatrik görünümlü depresyona sahip kişilerin pek çoğunda, yapılan tetkiklerin ardından tiroid hastalığı bulgusuna da rastlanabilmektedir.
Sayfa 412
Önəmli hissə
Çok erken bir dönemde evlat edinilen ve biyolojik annelerinde depresyon tarihçesi olan, ama edindikleri annelerinde depresyon olmayan çocuklara bakın. Bu çocuklarda da depresyon çıkma ihtimali daha yüksektir, bu bulgu, biyolojik annelerinden edindikleri bir genetik mirasa işaret ediyor olabilir. Ancak, 6. bölümde gördüğünüz gibi burada da hala bir karıştırıcı değişkenin varlığı dikkatten kaçmamalıdır. Çünkü kişi için "çevre" doğduktan sonra başlamaz, çok daha erken bir dönemde , kişi anne rahmindeyken, annesiyle paylaştığı ,dolaşım sistemiyle başlar.
Sayfa 411
Alıntı
Genetika və depressiya(2)
İki kişi ne kadar yakın akraba iseler, genlerini ne kadar çok paylaşıyorlarsa, depresif bir özelliği paylaşma ihtimallerinin yükseldiği söylenebilir. Bunun en çarpıcı örneklerinden birisi olarak, herhangi iki kardeşi alın (tek yumurta ikizi olmasınlar) . Bu kardeşlerin genlerinin %50'sinin ortak olacağını görürsünüz. Kardeşlerden birinde depresyon tarihçesi varsa, diğerinin de %25 ihtimalle depresyon geçirmesi beklenir; ki bu da , şansa bağlı depresyondan çok yüksektir. Şimdi de iki tane eş yumurta ikizini, yani tüm genleri ortak olan kişileri alın ve kıyaslayın. Birisi depresifse diğerinin de depresif olma ihtimali %50'dir. Epey etkileyici değil mi-ne kadar ortak gen varsa, o kadar ortak hastalık. Ancak burada bir şeyi gözden kaçırmamak gerekir: Kişilerin genleri ortak olduğu kadar, çevreleri de ortaktır (eş yumurta ikizleri, çift yumurta ikizlerinden çok daha fazla ortak muamele görürler) .
Sayfa 411
Alıntı
Genetika və depressiya
Herhangi bir şeyin biyolojisine, genleri devreye sokmadan bakmak zordur. Depresyonun da genetik bir yönü vardır. İlk gözlemler ışığında şu türden bir çıkarımda bulunulabilir: Depresyon, ailede kan bağı olanlar arasında daha sık gözlenir. Bu bilgi çok uzun zamandır depresyonda genetik bir bağlantı olduğunu savunanlar için yeterli bir kanıt olabilirdi ama bu sonuç, aile içinde ortak olanın sadece genler değil, çevre de olduğu gerçeği bağlamında, etki gücünü artık kaybetti. Fakir, istismara açık, zulüm görülen bir aile içinde büyümek, genlerle hiçbir ilgisi olmadığı halde, aile üyelerinde gözlenen depresyon riskini arttırabilir
Sayfa 410
Alıntı
Sol və sağ prefrontal korteksin emosional funksiyaları
Frontal korteks, beynin en insana özgü bölgesidir. Wisconsin Üniversitesi'nden Richard Davidson'un çalışmaları, prefrontal korteks adı verilen bir alt bölgenin beynin her iki yarım küresinde üstlendiği farklı görevler ile ruhsal durum üzerinde doğrudan etkili olduğunu göstermiştir. Diğer deyişle , sol prefrontal korteks aktivasyonu olumlu duygularla ilişkiliyken, sağprefrontal korteks aktivasyonu olumsuz duygularla ilişkilidir . Örneğin, olumlu duygularını tetiklediğiniz (örneğin hayatının en mutlu gününü anlatmasını istediğiniz) bir insanda sol prefrontal korteks, kişinin hissettiği öznel haz ile orantılı yoğunlukta aktive olur. Aynı kişiden üzücü bir olayı hatırlamasını istediğinizde, sağ prefrontal korteks başat duruma geçecektir. Benzer bir şekilde, bir bebek maymunu annesinden ayırın, sol prefrontal korteksteki aktivite azalırken, sağ prefrontal korteksteki aktivite artar. Bu durumda depresif kişilerde, sol prefrontal korteks aktivitesinin azalmış, buna karşın sağ prefrontal korteksdeki aktivitenin artmış olması hiç de şaşırtıcı olmasa gerek.
Sayfa 410
Alıntı