Veysel Şahan

Puan vermedi·264 syf.··
2020 15. kitabı
“Düşler için tipik olan, düş görene genellikle bir yorumlama ihtiyacı hissettirmesidir. Hayalleri not etmek, birilerine anlatmak ya da ‘Ne anlama geliyor olabilir bu?’ diye sormak insanın aklına pek nadiren gelir. Gelgelelim düşler akıl karıştıran bir yana sahip gibidir, özel bir şekilde ilginç bir yanları vardır - işte bu yüzden yorumlanmalarını isteriz.” Hayal dünyamızla sınırlı düşlerimizin insan üzerine etkisi, düş gerçekliği, görme engelli insanların düş görme olayı, düşlerimizde gördüğümüz renkler ve düşlerin Freud açısından psikanalizce açıklamaları. “Psikanaliz Sigmund Freud'un çalışmaları üzerine kurulmuş bir psikolojik kuramlar ve yöntemler ailesidir. Bir psikoterapi tekniği olarak psikanaliz, hastaların zihinsel süreçlerinin bilinçdışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışır. Analistin amacı; hastanın analistine transferansının fark edilmeyen ya da bilinçdışı etkileşimlerinden, yani yaşamını ve ilişkilerini olumsuz etkileyen ve özgürlüğünü kısıtlayan ilişki kalıplarını fark etmesine yardım etmektir.” / Wikipedia
Düş DokumacısıDouwe Draaisma · Metis Yayınları · 2015101 okunma
Reklam
Puan vermedi·165 syf.··
2021 31. kitabı
Ben ön sözü en son okuma alışkanlığı kazandırdım kendime. İlgimi çeken kısmıyla, ön sözü ilk okuyarak bu kitap hakkında yanılmama sebep olan en büyük hatayı yaptığımı, romanın başında anladım. Bir grup gencin birbirine anlatacak olduğu korku hikayelerinin kısmen özetleri vardı sanki ön sözde. Genel anlamda korku romanı diyemem ama dönem bazında değerlendirildiğinde sadece ürkütücü tanımını yapabilirim. En azından bizim Türk sinemasının siccin miccin gibi gösterimlerini seyrettikten sonra, okuduğun şeylerden de korkma hissiyatı oluşturmuyor insanda Bazı bölümleri atlayarak okumak zorunda kaldım, edebi yönden bir yorum yapamam ama olay örgüsünün yanısıra tekdüze giden anlatımlar var. Ve paragraf başında okuduğum cümlenin nasıl gelişeceğini tahmin ederek sadece göz gezdirerek okuduğum bölümleri oldu, bu da kendimce kopuk bir anlatım yaratıyor. Son olarak bu kitaba yaklaşıp 3 4 hafta önce başlamıştım, her ne kadar çapraz okuma yapsam da bu kitap haddinden fazla yorucu ve sıkıcı geldi. Belki de ön sözü okumamla alakalı bir ön yargı oluştu ve kitabı itekaka bitirmek zorunda kaldım. Yıllanmış kitaplara yönelik düşüncelerimi aktarırken bir uzman olmadığımı göz önünde bulundurarak, olabildiğince eğreti konuları geçmeye çalışsam da en fazla bu noktaya kadar getirebiliyorum fakat yorumlamanın bana düştüğü noktaları kendimden çok o yazara yaptığım bir haksızlık olarak görüyorum.
Yürek BurgusuHenry James · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,374 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2021 55. kitabı
“...Öncelikle kişiyi kutsaldan kökten biçimde ayırmak söz konusudur; alışıldık bakış açısını benzersiz şekilde tersine çevirip, bir insanda kişiliği hariç her şeyin kutsal olduğunu göstermek suretiyle yapar bunu...” ... Burada belirleyici olan, kutsalın kendinde iyi olması değil, her insanda bulunan kendisine iyilik yapılması beklentisidir.
Kişi ve KutsalSimone Weil · Vakıfbank Kültür Yayınları · 2019252 okunma

Veysel Şahan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.··
2021 55. kitabı
Simone Weil
7.7/10 · 252 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2021 54. kitabı
Teknolojiyle birlikte gelişen hayatımızın her evresinde, her bir noktasına giren radyasyonun; bizleri geliştirmesi gerekirken tembelleşmemizi göremediğimizi anlatan ve bu evre de sadece teknoloji üzerine olan olumlu yanları değil, insan hayatının ne denli etkilendiği konuların altını çizdiği, yeni dünya düzenine ayak uydurmak zorunda kalınan belki de yaşadığımız dünyamızın son çağına ışık tutan teknolojinin bizleri ne denli yerden yere vurduğunu gayet objektif bir dille tam anlamıyla yüzümüze vurmuş bir eser. “Teknopoli bir tür kültürel AIDS'tir. / Teknopoli'de, aşkın bir amaca, anlama ve kültürel kaynaşmışlığa yer yoktur. / Teknopoli'nin geliştiği ortamda bilgi ve insan arasındaki bağ koparılır. / Teknopoli, teknolojinin tanrılaşmasından ibarettir: Kültür, salahiyeti teknolojide aramaktadır, doyumu teknolojide bulmaktadır ve teknolojiden emir almaktadır. / Teknopoli, bir otorite kaynağı aramaktadır ve bulduğu şey istatiksel nesnellik fikridir. / Teknopoli'de yaşayanların özelliklerinden biri, kullandıkları teknolojilerin kökenlerinden ve etkilerinden büyük ölçüde habersiz olmalarıdır. / Teknopoli'de kesin bilgi doğru bilgeye tercih edilmektedir. / Teknopoli'de birini "ahlâkçı" olarak adlandırmak hakarettir. / Teknopoli'de, önemli kültürel sembollerin değersizleştirilmesi işi reklamlar sayesinde gerçekleştirilmektedir. / Teknopoli'de, hayatlarımızı bilgiye erişme arayışıyla geçirmeye sevk ediliriz. "Ne için?" ve "Nereye kadar?"; bu sorulan sormak bize düşmez. Teknopoli'ye karşı direnenler: Sorulan soruları ve neden sorulduklarını bilmeden bir ankete ehemmiyet vermeyenlerdir; verimliliğin, insani ilişkilerin aşkın amacı olduğunu reddedenlerdir; aileye sadakâti ve aile onurunu ciddiye alanlardır; teknolojinin hünerlerini takdir eden, fakat teknolojik marifetlerin
TeknopoliNeil Postman · Sentez Yayıncılık · 2005186 okunma
Reklam