"insanın yerlisi olduğu bi toprağı olmalı mı diye çok düşündüm. olmalı ve. vardır üstelik ama şu bir gerçek ki o toprak er yahut geç toz olup yahut kül, insanın boğazına yapışıyor."
"Bu İbrahim'in dinidir; kana susamış tanrıların, mazoşistlerin ve işkencecilerin değil.
İnsanın mükemmelliğe ulaşmasının, bencillikten ve hayvani arzularından kurtulmasının hikayesidir yaşanan.
İnsanın daha ulvi bir makama ve aşka; ve bilinçli bir insan olarak sorumluluklarını yerine getirmesine engel olacak her şeyden azade olduğu bir iradeye yükselişidir...
...Hikaye, bir koçun kurban edilişiyle sona eriyor.
Bu, Yüce Allah'ın tarihin en büyük insan trajedisi sonuna ilişkin dileğidir - birkaç aç insanı doyurmak için bir koç kurban etmek.
Sen de İbrahim gibi kendi İsmail'ini getirmelisin Mina'ya.
Senin İsmail'in kim? Ancak sen bilebilirsin, başkası değil.
Belki eşin, işin, yeteneğin, gücün, cinsiyetin, statün vs.
Ne olduğunu bilmiyorum, ama İbrahim'in İsmail'i sevdiği kadar sevdiğin birşey olmalı.
Senin özgürlüğünden çalan, görevlerini yerine getirmeni engelleyen, seni eğlendiren, hakikatı duymaktan ve bilmekten alıkoyan, sorumluluk kabul etmektense meşrulaştırıcı sebepler ürettiren ve seni sadece gelecekte senden gelecek yardım için destekleyen ne varsa; işte bunlar onun işaretlerindendir.
Onu arayıp bulmalısın. Eğer Allah'a yaklaşmak istiyorsan, İsmail'i Mina'da kurban etmen gerek."
-ali şeriati
'
Sokağa bir diyalog gibi çıkıyorum
Umrunda değilim gecenin.
Gece
Yarınki gecedir ve tanrıdır
Tanrının umrunda değilim..
Kimileyin seviyorum.
(Sevmek kuşların
Bir an boş bıraktıkları ağaçtır)
Ve yalnızlığın kırmızı yapraklara
Çalan büyüsünü duyuyorum:
Ey cesaret
Hep dolu tut bardağımı.
Sevgi ve umut
Birdir,
yalnızlık ve cesaret bir.
- melih cevdet anday