Seni en çok çıldırtan şey, nesnelere ilişkin durumlarda ya da insan eylemlerinde rastlantısalın, yazgısalın, olasının insafına kalmış olmak, senin ya da başkalarının umursamazlığının, üstünkörülüğünün, özensizliğinin kurbanı olmak. Bu gibi durumlarda sana egemen olan tutku o dalgınlığın ya da umursamazlığın huzursuz edici etkilerini silmek; olayları olağan akışına döndürmek sabırsızlığıdır.
Çerçevesi yoktu yapılan resmin
İçinde dolaşan karda ayak izlerinin
Yaşam diye bir tablo çizildi kaldı.
Anılarda bir tipi, umudlarda bir sis
İkisi de bizsiz, ikisi de isimsiz
Şarkıları bitmeden kurşuna dizildi kaldı.
Kötü mü düşünüyorduk birbirimize karşı? ... Pek uzaktık birbirimize.
Fakat şimdi bu küçücük kulübede
kazıkla bağlıyken ortak kadere,
nasıl düşman olurduk birbirimize?
Birbirinden kaçılamıyorsa,
sevmelidir birbirini.