8/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
Zincirin Kırıldığı Yerde İnsan Başlar Köle olarak doğmadı. Ama insanın insanı köleleştirdiği bir çağda, özgür doğmak bile köle olarak yaşamaya engel değildi. Spartaküs, Roma İmparatorluğu’nun kanla sulanmış arenasında yalnızca bir gladyatör değil; tarihin en haklı isyanlarından birinin adı, bedeni ve bilincidir. Onun adı, efendi-köle diyalektiğinin yırtıldığı yerdir. Ve o yırtık, hâlâ kapanmadı. Trakyalı bir savaşçıydı önce. Roma ordusuna katıldı, sonra firar etti. Yakalandı, zincirlendi, satıldı. Bir insanın başka bir insan tarafından mülkiyetle tanımlandığı sistemin içine atıldı. Capuadaki gladyatör okulunda, kılıç tutmayı değil; hayatta kalmanın anlamını öğrendi. Gladyatörler arenada dövüşürken halk çığlık çığlığa eğleniyordu. Roma, kendi çöküşünü izlerken alkış tutuyordu. M.Ö. 73 yılında, zincirlerini kıran yetmiş kadar gladyatörle birlikte ayaklandı Spartaküs. Ellerinde mutfak bıçaklarıyla çıktıkları yolda, binlerce köleye umut oldular. Onların mücadelesi bir "köle isyanı" değildi yalnızca; bu, insanın insan olma hakkını savunmasıydı. Kimin tarihinden bakarsak bakalım, Spartaküs orada bir kavganın haklı tarafında, bir yanlışa başkaldırının merkezindedir. Üç yıl boyunca Roma’nın düzenine kafa tuttu. Dağlarda kurdukları kamplar birer komün gibiydi; mülkiyet yok, efendi yok, baskı yok. Sadece özgürlük tutkusu vardı. O, bir ordu kurmadı; bir bilinç yarattı. Köleliği doğallaştıran sisteme karşı, “Bu kader değil!” diyenlerin sesi oldu. Ama Roma sadece bir imparatorluk değildi; bir sistemdi, bir tahakkümdü, bir akıl oyunuydu. İsyanı bastırmak için gönderilen lejyonlar, sayıca çok, niyetçe kırıcılardı. Spartaküs son savaşını verirken, bedeninden önce fikri kuşatıldı. Ve o
SpartakusHoward Fast · Altın Kitaplar Yayınevi · 196160 okunma
CUMHURİYETTEN İMPARATORLUĞA
7/10
·124 syf.··
2025 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2025 08:42
Antik Roma… Sadece bir imparatorluk değil, aynı zamanda bugünkü hukuk, siyaset ve şehir yaşamının temel taşlarından biri. Bu dergi tam anlamıyla “Cumhuriyetin çöküşünden imparatorluğun ihtişamına” kadar geçen o karmaşık süreci hem görsel hem içerik olarak harika aktarıyor. Sezar, Augustus, Senato oyunları, lejyonlar, gladyatörler… Hepsi bir film sahnesi gibi gözümde canlandı. Ama en çok etkilendiğim şey, Roma’nın sadece fetihlerle değil, fikirlerle de büyüdüğünü görmekti. Özellikle beni etkileyen bir diğer şey de bilmediğim birçok imparator vardı, bu imparatorların kanlı senaryolarla nasıl yönettiklerini, nasıl delice düşündüklerini okurken hem güldüm hem de dehşete kapıldım. Dergi; akademik bir dil kullanmadan, sade ama doyurucu bilgilerle Antik Roma’yı hem yeni başlayanlar hem de tarih meraklıları için erişilebilir hâle getirmiş. Görseller ve kronolojik akış çok başarılıydı. Özellikle Cumhuriyet’ten İmparatorluğa geçişteki o güç savaşları… bir Game of Thrones havası estirdi açıkçası. Tarih seven herkesin mutlaka göz atması gereken bir sayı. Tarih sıkıcı değildir; doğru anlatıldığında seni zaman yolculuğuna çıkarır. Bu sayı da tam olarak bunu yaptı.
BBC History Magazine - Sayı 01 - 2025/01BBC History Magazine Dergisi · Doğan Burda Dergi Yayıncılık · 202517 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Acı.!
10/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2024 32. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2024 23:13
''Bütün devrimlerin ortak bir noktası var galiba: panzehirini kendi içlerinde taşıyorlar.'' (Sayfa: 246) * ''Sormuşlar süvariye, neden dört nala gidiyorsun diye. O da ''atıma sorun, o daha iyi bilir'' cevabını vermiş. Senato, lejyonlar sayesinde dışarıya karşı gücünü koruyor, ama içerde her şey bitti, mahvoldu. Milislerin yerini ücretli askerler aldığından beri, senato bir hiç haline geldi. Şimdi komuta generallerin elinde. Yeni bir diktatörlük hazırlanıyor, hatta belki de krallık yeniden kurulur. Canlı cenaze halindeki Cumhuriyet, eldivenli, fakat demirden bir el boğazını sıktığı zaman inanın rahatlayarak son nefesini verecek. O zaman ne olacak bakalım.?!'' (Sayfa: 247)
Toplum Sosyolojisi
SpartacusArthur Koestler · Sosyal Yayınlar · 0124 okunma
9/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2024 00:00
İlk kitaptan çok daha sürükleyiciydi. Bryce ve Hunt asilere katılıyorlar ve Emile adında bir çocuğu aramaya başlıyorlar. Bu çocuk öyle bir çocuk ki bütün dünya arıyor onu. Emile'i araken de Danika'nın yarım kalan araştırmalarını devam ettirerek Asteriler'in sırlarını öğreniyorlar. Asteriler statü olarak Hilal Şehir'in en tepesindeler, tanrısal bir güç gibi daha çok. Her şehirde bir baş melek sorumlu ve sadece Asteriler'e hesap veriyorlar. Baş meleklere ait lejyonlar var, onlar da meleklerden oluşuyor. Güvenlik teşkilatı olarak düşünebiliriz bunları. Diğer yandan bu şehir bölgelere ayrılmış ve her bölgenin farklı bir tür sorumlusu var. Beş Gül'de feyler, Küçük Ay'da kurt şekil değiştirenler gibi... Başlarda bu şehir sistemini çözmek çok yoruyor gerçekten insanı. İlk kitaptan sonra bu kitap çok güzel geldi. Asıl odaklandığım konu olaylar silsilesiydi. Çok daha hareketliydi aynı zamanda. Bunu yazarken üçüncü kitabın sonuna gelmek üzereyim, sanırım serideki favori kitabım bu kitap olacak.
Gökyüzü ve Nefes HanesiSarah J. Maas · Dex Kitap · 2024621 okunma
Casusiye Ama Kurgu Değil: Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı
9/10
·428 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
İçinden seçip anlattıklarımla okur dostlarımı yeterince meşgul etmişken burada da gazeteci Murat Yetkin’in Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı’ndan bahsetmek istiyorum. Aslında Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı ve Meraklısı İçin Casuslar Kitabı neredeyse birbiriyle iç içe geçmiş ve birbirini tamamlayan iki kitap. Daha Türkiye odaklı olduğundan henüz okumayıp da merak edenlerin ilkinden başlamalarını önereceğim. Murat Yetkin uzun yıllar ana akım medyada önemli pozisyonlarda bulunmuş, uluslararası siyasetle birlikte Ankara’nın da nabzını iyi tutan gazetecilerden olmasına rağmen son zamanlarda malum nedenlerle ana akımın dışına düşüp bağımsız ve bireysel yayıncılığa soyunanlardan ve gazetecilikten vazgeçmeyenlerden. Daha genç ve delikanlı yaşlarımda analiz ve yorumlarını fazla soğukkanlı ve dengeli bulduğum için açıkçası beni pek çekmezdi. Belki satır aralarını, boşlukları, sessizlikleri, dolaylı anlatımları okuma sabrını henüz kazanamamıştım, belki ülke ve dünya alt üst oluyormuş gibi hissediyorken bu kadar “aklı başında” kalabilmeyi anlamlandırmakta zorlanıyordum. Nedense o zamanlarda dahi sakin görünüşünün, ağırbaşlı yorumlarının ardında zihninden çok daha fazlasının geçtiğini, sezdikleriyle bildiklerini birbirine karıştırmamak, somut kanıtlara dayanmayan iddialarda bulunmamak için kendini tuttuğunu, sözün çoğunu sakladığını hissederdim. Bu iki kitap vesilesiyle polisiyeye, casusluğa, gizli diplomasiye, perde arkası siyasete ilgisini keşfettikçe geçmişten kalan bu belli belirsiz izlenimim biraz daha güçlendi. Entrikalar Kitabı 2017’de, yani 15 Temmuz darbe girişiminden yaklaşık bir yıl sonra basılmış. 15 Temmuz girişimi de uzun yıllara yayılan bir entrikalar silsilesinin son adımı değil miydi? Entrikalar Kitabı’nda bu konuya özel bir yer verilmiyor. Verilseydi dumanı
Tarih ve Siyaset
Meraklısı İçin Casuslar KitabıMurat Yetkin · Doğan Kitap · 2018166 okunma
Casusiye Ama Kurgu Değil: Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
İçinden seçip anlattıklarımla okur dostlarımı yeterince meşgul etmişken burada da gazeteci Murat Yetkin’in Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı’ndan bahsetmek istiyorum. Aslında Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı ve Meraklısı İçin Casuslar Kitabı neredeyse birbiriyle iç içe geçmiş ve birbirini tamamlayan iki kitap. Daha Türkiye odaklı olduğundan henüz okumayıp da merak edenlerin ilkinden başlamalarını önereceğim. Murat Yetkin uzun yıllar ana akım medyada önemli pozisyonlarda bulunmuş, uluslararası siyasetle birlikte Ankara’nın da nabzını iyi tutan gazetecilerden olmasına rağmen son zamanlarda malum nedenlerle ana akımın dışına düşüp bağımsız ve bireysel yayıncılığa soyunanlardan ve gazetecilikten vazgeçmeyenlerden. Daha genç ve delikanlı yaşlarımda analiz ve yorumlarını fazla soğukkanlı ve dengeli bulduğum için açıkçası beni pek çekmezdi. Belki satır aralarını, boşlukları, sessizlikleri, dolaylı anlatımları okuma sabrını henüz kazanamamıştım, belki ülke ve dünya alt üst oluyormuş gibi hissediyorken bu kadar “aklı başında” kalabilmeyi anlamlandırmakta zorlanıyordum. Nedense o zamanlarda dahi sakin görünüşünün, ağırbaşlı yorumlarının ardında zihninden çok daha fazlasının geçtiğini, sezdikleriyle bildiklerini birbirine karıştırmamak, somut kanıtlara dayanmayan iddialarda bulunmamak için kendini tuttuğunu, sözün çoğunu sakladığını hissederdim. Bu iki kitap vesilesiyle polisiyeye, casusluğa, gizli diplomasiye, perde arkası siyasete ilgisini keşfettikçe geçmişten kalan bu belli belirsiz izlenimim biraz daha güçlendi. Entrikalar Kitabı 2017’de, yani 15 Temmuz darbe girişiminden yaklaşık bir yıl sonra basılmış. 15 Temmuz girişimi de uzun yıllara yayılan bir entrikalar silsilesinin son adımı değil miydi? Entrikalar Kitabı’nda bu konuya özel bir yer verilmiyor. Verilseydi dumanı
Tarih ve Siyaset
Meraklısı için Entrikalar KitabıMurat Yetkin · Doğan Kitap · 2017288 okunma