Abdullah Okur, bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللهَ فَاتَّبِعُونِى يُحْبِبْكُمُ اللهُ
"De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin."
(Ali İmran, 3/31)

Lem'alar, Bediüzzaman Said NursîLem'alar, Bediüzzaman Said Nursî
Mehmet Cevat Ülker, bir alıntı ekledi.
11 saat önce

"Madem o hadsiz mahbubat fânidirler, beni bırakıp gidiyorlar; onlar beni bırakmadan evvel ben onları ﻳَﺎ ﺑَﺎﻗِٓﻰ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰdemekle bırakıyorum.

Yalnız sen bâkisin ve senin ibkan ile mevcudat beka bulabildiğini bilip itikad ederim.

Öyle ise senin muhabbetinle onlar sevilir.
Yoksa alâka-i kalbe lâyık değiller." demektir.
İşte bu halette kalb, hadsiz mahbubatından vazgeçiyor.

Hüsün ve cemalleri üstünde fânilik damgasını görür, alâka-i kalbi keser.
Eğer kesmezse, mahbubları adedince manevî cerihalar oluyor.
Lemalar - 15

Lem'alar, Bediüzzaman Said NursîLem'alar, Bediüzzaman Said Nursî
Mehmet Cevat Ülker, bir alıntı ekledi.
11 saat önce

ﺑَﺎﻗِٓﻰ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ:

"Bâki-i Hakikî yalnız sensin.
Masiva fânidir.
Fâni olan elbette bâki bir muhabbete ve ezelî ve ebedî bir aşka ve ebed için yaratılan bir kalbin alâkasına medar olamaz." manasını ifade ediyor.
Lemalar - 15

Lem'alar, Bediüzzaman Said NursîLem'alar, Bediüzzaman Said Nursî
simayimâh., bir alıntı ekledi.
14 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

İşte bu kusurdan teberri edip o fâni mahbubattan kat-ı alâka etmek, o mahbuplar onu terk etmeden evvel o onları terk etmek cihetiyle Mahbub-u Bâkîye hasr-ı muhabbeti ifade eden يَا بَاقِى أَنْتَ الْبَاقِى 1 olan birinci cümlesi, "Bâkî-i Hakikî yalnız Sensin. Mâsivâ fânidir. Fâni olan, elbette bâki bir muhabbete ve ezelî ve ebedî bir aşka ve ebed için yaratılan bir kalbin alâkasına medar olamaz" mânâsını ifade ediyor. "Madem o hadsiz mahbubat fânidirler, beni bırakıp gidiyorlar. Onlar beni bırakmadan evvel ben onları يَا بَاقِى أَنْتَ الْبَاقِى demekle bırakıyorum. Yalnız Sen bâkisin ve Senin ibkàn ile mevcudat bekà bulabildiğini bilip itikad ederim. Öyleyse, Senin muhabbetinle onlar sevilir. Yoksa alâka-i kalbe lâyık değiller" demektir.

İşte bu hâlette kalb hadsiz mahbubatından vazgeçiyor. Hüsün ve cemalleri üstünde fânilik damgasını görür, alâka-i kalbi keser. Eğer kesmezse, mahbupları adedince mânevî cerihalar oluyor.

Lem'alar, Bediüzzaman Said NursîLem'alar, Bediüzzaman Said Nursî
Hakan, bir alıntı ekledi.
18 May 22:34

Ey Hâlık-ı Kerim'im ve ey Rabb-i Rahîm'im! Senin Said ismindeki mahlukun ve masnuun ve abdin hem âsi, hem âciz, hem gafil, hem cahil, hem alîl, hem zelil, hem müsi', hem müsinn, hem şakî, hem seyyidinden kaçmış bir köle olduğu halde, kırk sene sonra nedamet edip senin dergâhına avdet etmek istiyor.

Lem'alar, Bediüzzaman Said NursîLem'alar, Bediüzzaman Said Nursî
Nurcan Yıldız Acar, bir alıntı ekledi.
13 May 13:15

"İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi, onun vâlidesidir."
Bediuzaman Said' Nursi (Lem'alar)

Lem'alar, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 200)Lem'alar, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 200)