"Yola kadar yarışalım mı?" dedim.
"Hah, sanki bana karşı şansın var da!" dedi. Melez Tepesi'nden aşağı koşmaya başladı. Hemen ardından ben de fırladım.
Ve hayatımda ilk kez geriye dönüp bakmadım.
"Satir Kıvırcık Çalıdibi!" diye seslendi Dionisos. Kıvırcık heyecanla konseyin huzuruna çıktı. "Öf, tişörtünü yemesene evladım," dedi Dionisos. "Bak
seni gerçekten de havaya uçurmayacağım. Cesaretin ve fedakarlıkların, vesaire vesaire için, bir de Toynaklı İhtiyar Heyeti'ndekilerden biri talihsiz bir sonla karşılaştığı için seni
Heyet'e üye yapıyoruz."
Kıvırcık yere yığıldı.
"Harika," diye içini çekti Dionisos. Birkaç su perisi gelip Kıvırcık'ı ayağa kaldırmaya çalıştı. "Neyse, kendine gelince
birisi ona artık dışlanmadığını söyleyiversin. Bundan böyle
tüm satirler, su ve diğer doğa perileri ona Vahşi Doğa Efendisi diye hitap edecek ve kendisi tüm bu haklara, vesaire
vesaireye sahip olacak. Şimdi lütfen ayılıp saçmalamadan onu alıverin."
Silena acı içinde nefes almaya çalıştı. "Beni affedin."
"Ölmeyeceksin" dedi Clarisse ısrarla.
"Charlie..." Silena boş boş bakıyordu. "Charlie'yi gördüm..." dedi.
Bunlar son sözleri oldu.
Hades "Yemin ederim ki," dedi, "çocuklarım dışlandığı, senin Büyük Kehanetin hüküm sürdüğü sürece, Delfi Kahini bir daha ölümlü bir bedene sahip olamayacak. Asla huzur
bulamayacaksın. Kimse yerini alamayacak. Bedenin çürüyecek
ve ölecek ama Kahin'in ruhu hala bedeninde olacak. Un ufak olana dek acı kehanetleri söyleyeceksin. Kahin
de seninle birlikte yok olacak!"
Kraliçe Persephone abartılı bir tavırla içini çekti. "Benim yanımda o kadından bahsetmeseniz olmuyor mu?"
"Özür dilerim güvercinim," dedi Hades. "Ama çocuğa bir söz verdim."
Yaşlı kadın öfkeden burnundan soluyordu. "Seni uyarmıştım kızım. Hades denen bu sersem beş para etmez. Keşke
doktor ya da avukat tanrılarla evlenseydin dedim ama yoooook, beni dinleyen kim? Gidip narları bir güzel mideye indirdin."