Puan vermedi·752 syf.··
2026 37. kitabı
şüküüüür bitti!!! ben bu kadar uzun soluklu kitaplar okuyabilen bir insan değilim bir kez daha bunu anlamış olduk ama napalım iki kitabını beraber aldığım için devamını da okuyacağım.. her şeyden önce illüstrasyonlarına bayıldığım bir kitap oldu. vampir avcısı olan Gabriel de Leon'un bir vampir tarihçisine hayatını anlattığı bir kitaptı. karanlık fantastik hava kitaba o kadar iyi işlenmiş ki bayıldım. size tavsiyem kesinlikle kış zamanı okuyun. bazı kitapların mevsimi olur derler ya işte bu kitapta onlardan biri.
Vampir İmparatorluğuJay Kristoff · Pegasus Yayınları · 202519 okunma
Diriliş
Puan vermedi
Hayranım… kalemine, araştırmalarına, incelemelerine, hayal gücüne, kurguna. Bir kitapta hayran olunacak ne varsa hepsine. Tess Gerritsen serisinin sondan bir önceki kitabıyla geldim arkadaşlar. Polisiye gerilim okumayı sevenler bir başlayın kitaplığınız en güzel yerinde sergileyeceksiniz bu kitapları. Şiddetle tavsiyemdir. Kitaba gelecek olursak her zamanki olay örgüsü ve geçişleriyle yine tek solukta okuyacağınız harika bir iş çıkmış ortaya. Afrika’dan, yabani hayattan, büyük kedilerden (başını okşayabildiklerimizden değil:)) 6 yıl öncesine uzanan bir hikaye. Olay avcı ve tahnitçi olan Leon Gott’un evinin garajında karnından deşilerek ve katilin imzasını attığı 3 paralel çizgilerle kendini ele veren bir cinayetle başlıyor. Leon Gott hayvanseverlerin düşmanı, Avcıların ve meraklılarının gözdesi, 6 yıl önce Okavango deltası, Botswana’da oğlunu kaybeden bir baba. Vahşi kedilerin tüyleri, hayvan yaşamı, çizikler ve 6 yıl önceki herkesin öldüğü- dürüldüğü Safari kampında sağ çıkan Millie! Her şey birbiriyle mükemmel bağlantılı ve asla tesadüf değil. Kitabın başından beri katilin Johny olduğuna inandırılanlardan olmayın katil hep yanıbaşımızda. Bağlayın kemerleri soluksuz bir maceraya son hızla düşüyoruz..
DirilişTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20233,584 okunma
Reklam
Puan vermedi·396 syf.··
2026 21. kitabı
Gustave Flaubert, 1856 yılında Madame Bovary’yi yayımladığında yalnızca bir roman yazmamış, aynı zamanda o güne dek edebiyatı domine eden romantizm akımının cenaze namazını kılmıştı. Flaubert’in kalemi, hayallerin zehrine karşı bir panzehir, daha doğrusu gerçekliğin keskin bir giyotiniydi. Roman, sıradan bir taşra hikayesi gibi başlar ancak sayfalar ilerledikçe insan ruhunun ve burjuva ikiyüzlülüğünün sarsıcı bir otopsisine dönüşür. Emma’nın trajedisi, kötü bir insan olmasından değil, yanlış kitapları okumasından ve onlara inanmasından kaynaklanır. Zihni, manastır yıllarında gizlice okuduğu şövalye masalları, tutkulu aşk öyküleri ve lüks yaşam tasvirleriyle şekillenmiştir. Ancak kader ona, sıradanlığın ve tekdüzeliğin vücut bulmuş hali olan kocası Charles'ı ve kasvetli Yonville kasabasını sunar. Emma'nın, içinde bulunduğu "gerçeklik" ile zihninde kurguladığı "ideal" arasındaki bu muazzam uçuruma dayanma çabası, psikoloji ve edebiyat literatürüne Bovarizm (tatmin edilemeyen idealize edilmiş hayaller hastalığı) kavramını armağan etmiştir. Emma, kurtuluşu lüks eşyalarda, borçlarda ve Rodolphe ile Léon gibi bencil aşıkların kollarında arar; ancak bulduğu tek şey çamur ve yıkımdır. Bu kitabın bir başyapıt olmasının asıl sırrı, anlattığı hikayeden çok nasıl anlattığında gizlidir. Flaubert, yazarın eserde "Tanrı gibi her yerde olması ama hiçbir yerde görünmemesi" gerektiğine inanırdı. Objektif bir kamera gibi, karakterlerini yargılamadan, onlara acımadan veya onları yüceltmeden aktarır. Bazen tek bir cümleyi kusursuzlaştırmak, doğru kelimeyi (le mot juste) bulmak için günlerce uğraşmış, her bir virgülün sesini test etmek için metinlerini bahçesinde bağırarak okumuştur. Bu yüzden romanda tek bir kelime bile tesadüfi değildir; her detay, kasabanın o boğucu atmosferini inşa
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,8bin okunma
7/10
·656 syf.··
2026 64. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 00:50
Bu kitabın bu kadar uzun olmasının sebebi aslında ilk kitaptaki Köprü Krallığı olaylarının aynısı olmasıymış canım yazarım neden aynı olayları bize tekrar okutuyorsun tamam farklı karakterlerin gözünden oldu ama keşke biraz zaman akışı olsaydı yani ayrıca Keristen hiç mi hiç hoşlanmadım gerçekten yetersizdi tam ismine uymuş bir karakter. Bu çifti Hilal-Leon çiftine benzettim biraz ( sakın linçlemeyin Leon böyle değildi falan diye, tam olarak böyleydi) Kerisin vatanını hemencecik satması Zahranın o milliyetçi tavırları sürekli Hilalle Leonu getirdi gözümün önüne ama seriye tabi ki devam edip olayların devamında neler olacak öğreneceğiz.
1000Kitap
Yetersiz VârisDanielle L. Jensen · Martı Yayınları · 202482 okunma
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
Herkese merhaba, Çocukken uyurgezer teşhisi konulan Leon’a tedaviler uygulanır ve iyileşir hayatı normal hale dönmüştür. Bir sabah gözünü açtığında Natalie gözleri morarmış şiddet görmüş bir durumda valizini hazırlamaktaydı. Leon ne olduğuna dair hiç bir şey bilmesede aklına çocukken ki uyurgezer halleri gelir. Bir yanıt aramakta olan Leon uyumadan önce başına hareket sensörlü bir kamera yerleştirir. Uyandığında gördükleri karşısında dehşete düşüren onu bilinçaltının en karanlık köşelerine girmeye zorlayan esrarengiz bir kapı. Hayal ile gerçeğin içiçe girmesiyle zaman kavramı da kaybolan kitapta karanlık labirentlerin arasında dolaşırken ben bile buradan nasıl çıkarım diye düşündüm. Finalde gerçekten çok şaşırdım, beklenmedikti ama o karanlık labirentlerden çıktığımada çok sevindim Labirentlere girmeye var mısın? Öneririm, kitap ve sevgiyle kalın.
UyurgezerSebastian Fitzek · Pegasus Yayınlar · 20171,050 okunma
Loasra Kıtası’nda Güç, İnanç ve İhanet: Karanlık Bir Epik Kurgu
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 22:39
#okudumbitti ​Karşımızda; tek bir taht kavgasının çok ötesine geçen, coğrafyanın her bir köşesine yayılmış inanç çatışmalarını, siyasi entrikaları ve insan psikolojisinin karanlık dehlizlerini başarıyla işleyen dinamik bir anlatı var. Hikaye, doğrusal olmayan zaman çizgisi ve farklı cephelerdeki karakterlerin kader ortaklıklarıyla sürekli uyanık tutan bir yapıya sahip. ​Güçlü Atmosfer ve Katmanlı Dünya İnşası Yazar, Derb Ülkesi’nin fevri krallığından Marine Adası’nın tecrit edilmiş huzuruna, Finy’nin devrimci yapısından Kongara Vadisi’nin pamuk ipliğine bağlı diplomatik dengelerine kadar son derece canlı ve gri tonlara sahip bir dünya inşa etmiş. Coğrafyanın ve takvim sisteminin kuralları, anlatının felsefi arka planıyla (Kızıl Toprak inancı, Kaihen kültü ve Peygamber Augan doktrini) çok iyi harmanlanmış. Dinlerin ve ideolojilerin kitleleri nasıl yönlendirdiği, tarikatların yeraltına iniş stratejileri ve devlet aygıtının (Teagun gibi casus teşkilatlarının) buna verdiği refleksler hikayeye güçlü bir gerçekçilik katıyor. ​Karakterlerin Gri Dünyası ve Ters Köşeler Metnin en başarılı olduğu yönlerden biri, karakterlerin mutlak "iyi" ya da "kötü" olarak çizilmemesi. Kraliyet muhafızları Talas ve Zennan arasındaki dinamik, yükselme arzusu ile vicdan arasındaki o ince çizgi çok başarılı aktarılmış. Güç arzusunun en sadık görüneni bile nasıl bir piyon ya da şah oyununa dönüştürebileceğini izlemek büyük bir keyif. Yan karakterlerin (Lotus, Kuaugun, Prenses Asugna, sahte elçi Bahkus vb.) her birinin kendi geçmiş hikayeleriyle ana olay örgüsüne organik bağlarla bağlanması anlatıyı zenginleştirmiş. Özellikle Kongara Vadisi’ndeki "adalet terazisi ile güç terazisi" ikilemi, hikayenin felsefi derinliğini artırıyor. ​Merak Unsuru ve Ritim Bölümler arasındaki
1000Kitap
Üç MektupAhmet Can Karaoğul · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20265 okunma
Reklam
Reklam