İnsanların çoğu, dökülen, havada savrulup dönen yapraklar gibi; rüzgarda savruluyor sonra yere düşüyorlar. Oysa içlerinden bazıları belli bir yörüngeyi izleyen yıldızlara benziyor; hiçbir rüzgar değmiyor onlara; yolları, amaçları kendi içlerinde yazılı.
Yılanların attığı eski deri gibi bir şeyin kendisinden kopup gittiğini anladı. Bir şey, çocukluğu boyunca kendisinden ayrılmayan, onun bir parçası olan bir şey, içinde değildi artık.