Puan vermedi·48 syf.··
2026 25. kitabı
Görünmeyen Döngü serisinin yayınlanmış ilk kitabı: Milerapa. Seri birbirinden bağımsız 8 kitaptan oluşmakla birlikte, kitaplar "anlam arayışı" temasıyla birbirine bağlanır. Genel olarak arayışların başlangıç noktası yas, ölüm, kötülük gibi olumsuz bir yaşanmışlıktır. Farklı karakterlerin, aydınlanma ve anlama kavuşma serüveninde yollarının kesişmesi de döngünün ortak bir özelliği. Kitabımız gerçek bir karakter üzerine inşa edilmiş kurgu öykü. Milarepa 1100'lerde yaşamış Tibetli ünlü budist ve şair olarak tarihin sayfalarına yerini almış biri. Yaşadığı kötülükler kendisini de kötü biri yapmış, kara büyü öğrenerek kendisine kötülük yapan akrabalarından intikam almıştır. Kötülüğün ağırlığını taşıyamadığı için Ustası Marpa'nın zorlu eğitimlerinden geçerek herşeyi geride bırakmış bir azize dönüşür. Öykümüze dönecek olursak, herşey Milarepa ve amcası Svastika'dan yüzyıllar sonra yaşayan Simon'un rüyalarıyla başlıyor. Sürekli olarak aynı rüyayı gören Simon, intikam alma isteğiyle dağlarda dolaştığını ve Milarepayı arayan Svastika olduğunu görür, yani onun reenkarnasyon ile yeniden dünyaya gelmiş hali olduğunu farkeder. Yüzlerce yıldır devam eden bu intikam ve nefret duygusunu bitirmek ve ruhları huzura kavuşturmak için onların öyküsünü yeniden anlatması gerektirğini anlar. Nefretten, herşeye sahip olma hırsından başlayan yolculuğun hiçlikle, kötülüğün ağırlığıyla yaşanan sıkıntının huzurun hafifliğiyle son bulduğu bir döngü öyküsüydü. Yazarın kalemini beğeniyorum, kitabı okurken başlarda bir huzursuzluk hali geldi bana bunu da yazarın ustalığına bağlıyorum.
MilarepaEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026338 okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
Yine küçük yetişkin kitabı ve tek kelime ile milli duyguları besleyen ve evlatlarımızın bu duyguları anlamasını sade bir dille tanımlayan bir kitap. Tek kelime ile harika bence yetişkin lerde okumalı. Bayrak sevgisi vatan sevgisi bu kadar güzel sade ve akıcı anlatılamazdı. Okurken duygulanmamak mümkün değil. Vatanım ve bayrağım olduğu için Rabbim e binlerce şükürler olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene...
Bayrak Kimde Kaldı?Betül Güler Daştan · Aile Çocuk Yayınları · 20251 okunma
Reklam
Duvarların ardında kalan hakikat
9/10
·552 syf.··
2026 62. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:33
Haruki Murakami'nin Şehir ve Belirsiz Duvarları romanı, aslında yeni bir hikaye değil. Haruki Murakami 1980'lerde yazdığı yaklaşık 150 sayfalık kısa bir metni yıllar boyunca içine sindirememiş, tamamlanmamış hissetmiş ve uzun süre yayımlamamış. Aradan geçen onlarca yılın ardından bu hikayeye yeniden dönerek onu bugünkü haline ulaştırmış. Bu yönüyle roman, yalnızca kahramanının değil, yazarının da yıllar süren bir arayışının ürünü gibi duruyor. Romanın merkezinde görünürde bir aşk hikayesi var. Ancak bu, sıradan bir kavuşma hikayesinden çok, insanın hayatı boyunca peşinden gitmekten vazgeçemediği bir aşkın hikayesi. Umudunu kaybetmeden, zamanın ve hayatın önüne çıkardığı bütün duvarlara rağmen sevdiği kişiyi aramaya devam eden bir insanın sessiz mücadelesi. Bu nedenle kitap boyunca aşk, yalnızca bir duygu değil, insanı ayakta tutan, ona yön veren bir arayış haline geliyor. Kitabı okurken kendime sık sık şu soruyu sordum. Ben gerçekten ben miyim, yoksa yalnızca kendi gölgem mi? Gerçek ile hakikati nasıl ayırt edebilirim? Haruki Murakami 'nin kurduğu o yüksek duvarlarla çevrili şehir, zamanla bir mekandan çok insanın iç dünyasının metaforuna dönüşüyor. Belki de hepimizin içinde ulaşmaya çalıştığımız, fakat tam olarak varıp varamadığımız böyle bir şehir vardır. Haruki Murakami 'nin en güçlü taraflarından biri olan betimlemeler burada da etkileyici. Nehirler, kütüphaneler, sessizlikler, gölgeler ve duvarlar, hepsi okurun zihninde canlı bir şekilde yer buluyor. Romanın atmosferi o kadar güçlü ki bazen olaylardan çok hisler akılda kalıyor. Bu anlamda eser, klasik Haruki Murakami anlatısının bütün özelliklerini taşıyor. Bununla birlikte bazı bölümlerde sahnelerin gereğinden fazla uzatıldığını ve bazı düşüncelerin tekrar tekrar işlendiğini hissettim. Özellikle romanın orta bölümlerinde tempo zaman zaman düşüyor. Fakat Haruki Murakami
Alıntı
Şehir ve Belirsiz DuvarlarıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 2025417 okunma
Dorian Gray'in Portresi
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 08:59
Oscar Wilde, 19. yüzyılın en önemli İrlandalı yazarlarından biri olarak kabul ediliyor. Estetik anlayışı, Victoria dönemi toplumuna yönelik eleştirileri ve etkileyici üslubuyla dikkat çeken yazarın tek romanı olan Dorian Gray'in Portresi, benim de büyük bir ilgiyle okuduğum eserlerden biri oldu. İlk yayımlandığı 1890'lı yıllarda büyük tartışmalara neden olan bu roman, bugün hâlâ dünya edebiyatının en önemli klasikleri arasında gösteriliyor. Kitap, genç ve yakışıklı bir adam olan Dorian Gray'in yaşamı etrafında şekilleniyor. Ressam Basil Hallward, Dorian'ın güzelliğinden etkilenerek onun bir portresini yapıyor. Dorian, bu sırada Lord Henry Wotton ile tanışıyor ve onun hayatı, gençliği ve zevkleri yücelten düşüncelerinden oldukça etkileniyor. Kendi portresini gördüğünde bir gün yaşlanıp güzelliğini kaybedeceğini fark eden Dorian, bunun yerine portrenin yaşlanmasını ve kendisinin sonsuza kadar genç kalmasını diliyor. Gizemli bir şekilde gerçekleşen bu dileğin ardından Dorian dış görünüşünü hiç kaybetmeden yaşamını sürdürürken, yaptığı hatalar, işlediği günahlar ve giderek bozulan karakteri portresine yansımaya başlıyor. Zamanla haz peşinde koşan, bencil ve vicdansız bir insana dönüşen Dorian, çevresindeki birçok kişinin hayatını olumsuz etkiliyor. Ancak yıllar geçtikçe portredeki korkunç değişim, onun iç dünyasındaki çöküşün de bir yansıması hâline geliyor. Roman boyunca Dorian'ın gençlik ve güzellik uğruna verdiği mücadele, ahlaki değerlerden uzaklaşması ve bunun sonuçları etkileyici bir şekilde anlatılıyor. Dorian Gray'in Portresi, dış güzelliğin geçiciliğini ve insanın karakterinin gerçek değerini etkileyici bir şekilde ortaya koyan güçlü bir roman. Eserde hedonizm anlayışının bireyi nasıl ahlaki bir çöküşe sürükleyebileceği başarılı bir şekilde işlenirken, özellikle
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · İş Bankası Yayınları · 202199bin okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
Küçük yetişkin kitaplarından çok eğlenceli bir kitap. Birazcık desteklenen küçük kaşiflerin aslında ne kadar güzel kaşiflik yapabilecekleri bir şeyler olduğunu bulmaları çok eğlenceli. Güzelce okuyan küçük yetişkin leri bence gaza getirebilir.
Hayal AtlasıHasan Aytiş · Aile Yayınları · 20247 okunma
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Çok akıcı bir kitap 2 günde bitiyor fakat eskiden okusaydım(lise zamanı falan) çok beğenirdim fakat bu yaşta(20li lerde) okuyunca çok da içime işlemedi maalesef. Kuzenler ve Gat in arasındaki dertler üzüntüler zorlama geldi çünkü zenginsiniz ve dert aramak için arıyormuşsunuz gibi. Konusundan bahsetmek gerekirse ana karakter Cady ve onun iki kuzeni ayrıca Gat adında kan bağı olmayan bir arkadaşları, yazlarını Cady nin ailesinin özel adasında tatil yaparak ve konaktan konağa kalarak geçiriyorlar. Fakat Cady takıntı derecesinde bir aşk geliştiriyor Gat e karşı, ayrıca kuzenlerin anneleri konaklar için birbirleri ile kavga etmeye başlıyorlar. Bu dengesiz iki durum yalancılar adı verdikleri grubu fazlaca etkiliyor. (Yalancılar=Cady kuzenleri ve Gat). _____Spoilerlı olarak da konuşmak istiyorum lütfen buraya göz ucuyla dahi bakmayın.______ Açıkcası Gat yazları bedavadan özel bir adada, konakta kalıp yiyip içiyor. Ama büyükbaba harris, torunum Cady ile görüşme diye bir ima da bulununca ve bir daha yazları o adaya gelemeyeceğini anlayınca kuzenlere katılıp harris in konağını ateşe vermekte kendine hak buluyor. Buna yediğin kaba pislemek denir. Kuzenler de büyükbabaları olmasa bir hiçler çünkü hiçbirisinin anneleri elde tutulur iş yapmıyor yani bütün fonlarını büyükbabaları harristen alıyorlar. Buna rağmen hiç yoksulluk çekmemiş, bir işte çalışıp para kazanmamış veletler en büyük konağı materyalist büyükbabalarına ve ataerkil sisteme karşı bir başkaldırı olarak yakıyorlar. Sonuç olarak o konakta yangında can veriyorlar ve tek sağ kalan Cady oluyor. Cady de deliye bağlıyor ve olayları hatırlamıyor. 2 yıl sonra, adaya geri döndüğünde yalancılar ekibiyle vakit geçiriyor fakat anlıyor ki onlar çoktan 2 yıl önce ölmüşler. Sonu etkileyiciydi çünkü yalancıların ölmüş olmasını
YalancılarE. Lockhart · Pegasus Yayınları · 20172,258 okunma
Reklam
Reklam