Stephen CURRY

Puan vermedi·303 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 16:39
Sarı Yüz, komedi, dram ve gizem türlerini harmanlayan, her yönüyle enteresan bir iş. Anlatımının genel hatlarıyla, ayrıntılı cümleler veya karmaşık paragraflar yok; ama yazarın etkileyici lirizmi, karakter derinliğine gösterdiği özen ve sivri dili, okur olarak beni daha ilk sayfadan etkilemeyi başarmayı başardı Başarı başarısızlık , var olmak yada olamamak yaşanılan bu dünyada başarı için Herşey mümkkün ve mübah olmalı mı ? Peki ya bu başarının getireceği güç itibar mı yoksa vicdannın can çekişmesi bunların getirdiği kişilik bozukluğu …. Romanın başkarakteri June Hayward, yazarlık yeteneğine inanan fakat hiçbir zaman öne çıkamamış orta sınıf, beyaz, bir kadın yazardır; kendi deyimiyle “Yanlış hikâyeyi anlatan doğru kişi”dir bir bakıma. Buna karşın çağdaşı Athena Liu, Çin-Amerikalı kimliği ve anlatılarıyla edebiyat dünyasının parlayan yıldızıdır. Kariyerinin zirvesindeki Liu’nin, June’nun gözlerinin önündeki ani ve trajik ölümünün ardından bu durumu bir fırsata çevirir June. Athena Liu’nun tamamlayamadığı roman taslağını alır ve değiştirerek bu metni, kendi adıyla yayımlar
1000Kitap
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 18:59
Yazarın Düşüş isimli romanı Jean-Baptiste Clamence adlı avukat üzerinden varoluşsal-varoluşçu temalar olan özgürlük, sorumluluk, absürt, anlamsızlık, hiçlik gibi konuları güçlü ve çarpıcı biçimde derinlemesine anlatıyor. Bunun yanı sıra aydın kimliği taşıyan bir insanın kendi tekil eylemleri ve giderek insanoğlunun eylemleri karşısında hissettiği derin suçluluk duygusu, değersizlik bunalımı, değer yitimi ve ruhsal bunalım derin hissizlikle beraber derim bir iç sorgulamayı ele almiş bir roman. Clamence ile birlikte itiraf etme, suçluluk duygusundan kurtulma, affedilme ve ruhumuzu sağaltma arzumuzu da ortaya çıkarıyor. Çünkü anlıyoruz ki “düşüş” sadece hikâyedeki tek düşüş olan Seine Nehri'nde boğulmak üzere kendini nehre atan kadının ve buna kayıtsız kalan Clamence’ın ruhsal düşüşü değildir. İntihar eden tek bir kadın değildir, görmezden gelen de tek bir Clamence değildir. Düşüş bu yönüyle çok derine doğru karmaşık ve çoğuldur. Bu nedenle düşen şey, bütün bir insanlık edimleridir, ilkeleridir, değer yargılarıdır, içinde bulunduğu kokuşmuşluk, düşkünlük ve bencillik sarmalıdır. Jean-Baptiste Clamence tutarsız-güvenilmez, iç döküp günah çıkartan şaibeli bir birey mi, yoksa aydınlanmış bilge biri mi; samimiyetsiz ve negatif mi yoksa samimi ve pozitif bir karakter mi; hatta o bir suçlu mu, yoksa masum mu?
Psikoloji
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 202319,2bin okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 11:57
“Bir başkaldırıdır yaşamak “ sözüyle başlamak istiyorum..: Sisifos yunan mitolojisinden gelmektedir. Sisifos, bir nevi başkaldırandır. Kendisi de bir tanrıdır. ( araştırmanızı öneririm) Albert Camus’a göre yaşam ve ölüm kavramını bize başka bir bakış açısı olan varoluşçuluk felsefesinden yola çıkarak anlatıyor. Ona göre hayat yaşamaya değmez, ama ölmeye de değmez söyleminin arasında geçen felesefe yüklü bir anlatım Yabancı isimli kitabıyla tanıdığım yazarın bu kitabı gerçekten sorgulanması gereken bir çok şeyi derinlemesine anlatıyor zorluyor felsefe yatkınlığım olmadığı için baya zorlandım az sayfa olduğuna bakmayın ilerleyen zamanlarda tekrar okumayı düşündüğüm bir kitap
Psikoloji
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 202311,3bin okunma
10/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 01:38
Yaşar Kemal’in uçsuz bucaksız dünyası herşeyi yine bir Çukurova hikayesi … Tarımda makineleşmeyle beraber kapitalizmin gölgesi altında kalan Çukurova’ya giden köylülerin sadece çalışma değil hayatta kalma savaşını doğanın iyi olduğu kadar ne kadar acımasız ve zalim oldunu gösteriyor . Kitabın öyküsü ise, Memed, Höyük ve Aşık Ali’nin iş bulma umuduyla Çukurova’ya yola çıkmasıyla başlar. Sağlık sorunları olan Yusuf ve Keklikoğlu’nun çobanı Memed çocuk da eklenince ekip tamamlanır Hüyükteki Nar Ağacı’nın tasviri ise bir yarı tanrı niteliğindedir. Birçok derde deva olan, aynı zamanda kırılabilen, gönül koyabilen bir ağaç. Ağacı arama süreci, büyülü gerçekçilik tarzında yazılmış bir roman okuduğumuzu hissettirir. İnce Mehmed’in bu Mehmet olduğunu yeni öğrendim :)
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 14:25
Afrika edebiyatının en çarpıcı politik alegorilerinden biri. Roman, sadece bir edebi metin değil, aynı zamanda yazarın sömürgecilik sonrası Kenya’daki yozlaşma, sınıf eşitsizliği ve kültürel bağımlılığa karşı verdiği ideolojik mücadelenin bir manifestosu. Ngũgĩ bu romanı, hapisteyken tuvalet kâğıtlarına yazmış ve bu bile, eserin taşıdığı direniş ruhunun bir göstergesi haline gelmesi ayrıca sömürgeciliğin insanlar üzerinde ki yozlaşması kimliksiz kalmaları eşitsizlik ideolojik mücadelelerin anlatımı sevdim Romanın merkezinde, Nairobi’de yaşayan genç bir kadın olan Wariinga bulunur. Kenya toplumunun sömürge sonrası dönemde yaşadığı ikili yapının yani dışsal emperyalizmin ve içsel sınıfsal sömürünün simgesi olarak var. Erkekler tarafından istismar edilmiş, iş yerinde aşağılanmış, ekonomik olarak yoksullaştırılmış ve toplumsal baskılarla ezilmiş bir kadın Ama dirençli güçlü ve çıkış yolları arayacak ayakta duracaktır.aslında waringa Kenya’nın hatta Afrika kıtasının vücut bulmuş ve simgesi gibi Kitabın asıl sahnesini oluşturan şeytannın yarışması bu yarışmada bir ülkenin bir kıtanın nsıl sömürüldüğü açıkça anlatılmış bence can alıcı yeri waringanın pasif bir kişilikten daha sonra direnişin öznesi başı olması yazarın kadın karakteri seçmesi bilerek ve yerinde olduğunudüşünüyorum kitabı beğendim Not : dilerim bir gün tüm Afrika ülkeleri ve sömürü altında olan tüm insanlar kurtulur
Çarmıhtaki ŞeytanNgugi Wa Thiongo · Ayrıntı Yayınları · 202511 okunma