Ateş oldum, yanıp tutuştum kendi düşüncelerimden .
Niye bu katılık, bu güvensizlik, bu nefret? Derisini değiştirmeyen yılan, kafasını değiştirmeyen insan ölmeye mahkumdur. Sadece bir aptal sürekli taşlara ya da insanlara takılır.
Bazı sırlar vardır, yalnız dostlara anlatılacak. Bazı sırlar vardır, dostlara bile anlatılmayacak. Bazı sırlar vardır, kendimize bile açıklanmayacak. Neyse...
Doğrular ve yanlışlar yoktur, sadece yorumlar vardır. Beni anlamıyorlar. Ben, bu kulaklara göre ağız değilim. Friedrich Nietzsche
On Küçük Zenci yemeğe gitti, Birinin lokması boğazına tıkandı.
Kaldı dokuz.
Dokuz Küçük Zenci çok geç yattı,
Sabah biri uyanamadı.
Kaldı sekiz.
Sekiz Küçük Zenci Devon'a gezmeye gitti Bir geri dönmedi.
Kaldı yedi.
Yedi Küçük Zenci odun kırdı,
Biri baltayla kafasını yardı.
Kaldı altı.
Altı Küçük Zenci kovanla oynadı,
Birini yabanarısı soktu.
Kaldı beş.
Beş Küçük Zenci hukuka merak sardı,
Biri yargıç oldu.
Kaldı dört.
Dört Küçük Zenci denize yüzmeye gitti, Birini kırmızı balık yuttu.
Kaldı üç.
Üç Küçük Zenci hayvanat bahçesine gitti, Birini büyük bir ayı kaptı.
Kaldı iki.
İki Küçük Zenci güneşte oturdu, Birini güneş çarptı.
Kaldı bir.
Bir Küçük Zenci yapayalnız kaldı, Gidip kendini astı. Ve kimse kalmadı...
Frank Green , 1869