Okumak bir tefekkürdür nefsi temizler Kafiristan kalaş vadilerinde okur yazarlık son derece düşük yakın zamana kadar yalıtılmış bir hayat sürdüren kalaş halkı okula ihtiyaç duymuyordu son yıllarda her vadiye okul açılmış Kuraan zorunlu Atlas sayı 85 Nisan 2000 Allah Resûlü, bilginin esirgenmesini ise asla hoş görmemiştir bunun içinde pek çok sahabeyi ilim ile vazifelendirerek Mekke Medine gibi arabistanın pek çok şehrinde Kuraan öğretimi ile vazifelendirmiş hatta ilim yolunda müşriklerle savaşırken şehit olan pek çok sahabemiz vardır Kafiristan hindikuş dağlarında yaşayan pakistana bağlı özerk ve pagan bir ülkedir Kalaş vadilerinde okur yazar oranı hiç yok denecek kadar azdır fakat pakistan her vadide zorunlu din eğitimi ve kuraan öğretimi vererek Kalaş halkını eğitmeyi hedefliyor insanlar kara tahta eğitimine çöllerde devam ediyorlar Kuraanın yaratan Rabbinin adı ile oku diyerek okumaya verdiği gibi efendimiz SAV bilgiyi saklamayın ki boynunuza ateşten gem vurulmasın diyerek önemini vurguluyor Lev Tolstoy ise Önceden sadece can sıkıntımı dağıtmak için okuduğum kitaplar birdenbire hayatta en büyük mutluluklarımdan biri olmuştu diyerek okumanın önemine vurgu yapıyor Pakistanda pagan bir inanca sahip olan kalaş halkıda okuyarak Kuraan ve din eğitimine başlayarak kendilerini zindeleştirip yeni güne nefislerini arındırma egzersizleri ile başlıyor okumak bir tefekkürdür nefislerimizi temizler
Duygu ve Düşünce
"akıl çoğu kez günahın kölesi olur ve onu meşrulaştırmaya çabalar." ​insan, birisinin çok tuhaf, akıldışı meseleleri -dinî olsun, siyasi olsun, bilimsel olsun- savunduğunu görünce şaşırıp kalıyor. biraz daha dikkat edince, onun aslında kendi konumunu savunduğunu anlıyorsunuz
XVI. Lousi'yi öldürdüler, çünkü onlar, onun namussuz bir cani olduğunu söylüyorlardı ve kendi görüşlerine göre de haklıydılar, nasıl ki onun uğruna birer din şehidi gibi ölenler ve onu azizler katına çıkaranlar da haklıydı. Sonra zorbadır diye, Robespierre'in kafasını kestiler. Haklı olan kim, suçlu olan kim? Hiç kimse. Yaşıyorsun, yaşamana bak; yarın öleceksin, benim bir saat önce ölmüş olabileceğim gibi. Hem, sonsuzlukla ölçülünce yaşanacak ancak bir saniyemiz kaldığına göre, onu da zehir etmeye değer mi?
Sayfa 468·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Puan vermedi
'' Kazaklar'' eserinden 45 yıl sonra çekmecesinden çıkıp hayat buldu. Tolstoy'un kurgusal eserinde baş karakterimiz , Hacı Murat. Kitabın girişinde anlatılan, tarlada yürürken gözüne çarpan ve koparmaya çalışırken ellerini kanatan devedikeni hikayesi Tolstoy'un kitap boyunca anlatmak istediği tüm hikayenin tezahürü. Tolstoy bu kitabı ömrünün son yıllarında yazdığını biliyoruz ve bu bir şekilde O'nun düşüncelerinin -devlet, din, kilise, militarist kurumlar vb. - evrildiğini , daha bilgece bir taraftan baktığını görebiliyoruz. Şeyh Şamil - Hacı Murat - Çarlık Rusya üçgeninde devedikeninin kim olduğu aşikar. Bir tarafta acımasız emperyalist güç bir tarafta da inatçı bir direniş...Mutlak itaat bekleyen otoriteler. Aralarında ise kendi halinde başına buyruk büyüyen bir bitki! Her iki sisteme de yabancı bir devedikeni!.
Hacı MuratLev Tolstoy · Turkuvaz Kitap · 202318,4bin okunma
Hayatın anlamını, varoluş sebebini arayan, yüce insan.
Puan vermedi
Tolstoy, herzaman okumaktan zevk aldığım, beni kendine çeken, her okuduğumda da beni kendime getiren bir yazardır. Bu kitabı daha önce okumadığım için de üzüldüm açıkçası. Benim gibi geç kalmadan
İtiraflarımLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 202129,2bin okunma