İtiraflarım

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·96 syf.·
Beğendi
·
2022 4. kitabı
Bu kitapta Tolstoy’ un kendi itirafları karşılıyor bizi. Kendini, yönünü bulmaya çalışan, yıllarca bu duygularla savaşan birisi olarak bir bir sıralıyor itiraflarını. Tolstoy okumalarına başlamadan yazarı tanımak için okunması gereken bir kitap bence. Ben yazarın kaleme aldığı kitaplarının sonlarına yaklaşırken okudum yeni başlayanlar bu eserle başlayabilir.
İtiraflarımLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 202129,3bin okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2021 20:58
Tolstoy’un anlam arayışını anlatan bu kitapta zaman zaman sevinç ve hüzün hakim olurken Tolstoy gerçekten de itiraflarıyla kötü bir yaşamın anlamsızlığını ifade ediyor. En önemlisi de inancı derinlikli ve doğal insan kaygılarıyla sorguluyor olması. Bu yönüyle çok içten. Bu zor anlam arayışı sürecinde ruhsal inişler ve çıkışlar her seferinde sancılı bir cevaba ve o cevaplar da başka bir kapıya götürüyor. Böylelikle ortaya eksantrik bir eser çıkıyor. Elimdeki yayının çevirisini beğenmesemde kitap anlaşılırdı.
İtiraflarımLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 202129,3bin okunma
Puan vermedi
Tolstoy ile itiraflarım kitabında buluştuk bu sefer. @iskeleyayinevi ni tercih ettim kaliteli bir baskı kapak tasarımı güzel okumadıysanız tavsiye ederim sizlerede...Can Tolstoy beni çok güzel bir sorgulama sürecine soktu bu eserinle. Tanrı diye birseyin olmadığını düşünen Tolstoy: Hayatın anlamı nedir? Var olan her şey niçindir? Ben kimim? Ben neden varım? Nereden geldim? Ben arzularımın bütünüyle neyim? Bugün yaptığım ve yarın yapacaklarımın sonucu ne olacak? Bütün hayatımın sonunda elde ettiğim ne olacak? Niçin yaşıyorum? Hayatımda vazgeçilmez olan ölümümle yok olmayacak bir anlam mevcut mudur? Gibi bir çok sorunun cevabı için arayış içinde olan Tolstoy kendini, çevresini, dini inançlarını sorgulayarak yeri geldigin de felsefe ve felsefe bilim alanında araştırmalar yaparak cevaplar arıyor. Sonuç olarak insanın inanç olmadan yaşayamayacağını, insanı hayatta tutan şeyin inanç olduğunu çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. Çok etkilenerek okuduğum bir eser oldu. Altını çize çize ilerledim sürekli. Bu kitap Tolstoy 'un hayatına da dahil olmamı sağladı.İitiraflarım kitabı gerçekten kolay kaleme alınacak bir eser değil çok ciddi konulara değinilmişti size ufacık bir alıntı ile ne demek istediğimi anlatıyorum... "Savaşta insanlar öldürdüm, insanları cezalandırdım, kumar oynadım, masum insanların canını yaktım, insanları işinden ettim, işlenebilecek bütün adı suçları işledim, geneleve gidip şehvet adına her çeşit iğrençliği yaşadım, yetmemiş ırza geçip adam öldürdüm. Yaşanabilecek en sefil hayatı yaşadım. Kendimden iğrenmeden, yaptıklarımdan tiksinip midem bulanmadan, dehşete düşüp vicdanımın cenderesi altında yüreğime saplanan sızıyı duymadan yaşanılan onca pisliği..." Kitapla kalın...
İtiraflarımLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 202129,3bin okunma
8/10
·94 syf.··
2020 131. kitabı
Ailesinden ve aldığı eğitimden dolayı koyu Ortodoks olan Tolstoy'un yaşamı ve inançlarını sorgulamalarını, insanları ve kendini değerlendirmelerini okuyoruz bu kitabında. Oldukça felsefik, biraz da kafa karışıklığı yaratan bir kitap sorgulamalar açısından. 80 sayfa incecik bir kitap. Hemen okur bitiririm diye planlamıştım ama öyle olmadı. Her bir cümleyi düşünmek, irdelemek gerekiyor. Zaman ayırın ve bu kitabı siz de okuyun.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 202129,3bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 37. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2022 19:32
Kitabı bir solukta okudum. Tolstoy'un kendini arama, hayatın amacını sorgulamasını yaşantımla özdeştirdim. Bu yaşa kadar niçin okumadım? Diye kendime kızdım. Artık başucu kitaplarımdan.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 202129,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 53. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 15:53
kitabın isminden anlaşıldığı üzere Tolstoy’un aslında bir iç döküşe dair yazıları.Hayatına dair düşünceleri,bir dönem hayata bakışı ve pişmanlıklarını konu almış.Tolstoy bir dönem yazılarını paraya ve üne kavuşmak için yazmış ve o dönemleri için şunu söylemiş: “O yılları dehşet,nefret ve de yüreğimde bir sızı olmaksızın hatırlayamıyorum.” Bir dönem sonra içinde bulunduğu dünyanın sahte olduğunu düşünüp köyde öğretmenliğe başlamış.Bu da onu neyi öğretmesi gerektiği konusunda tatmin etmeyince öğretmenliği bırakmış.Bir zaman sonra evlenmiş ve ailesi için iyi bir hayat sağmaya çalışmış,geçen zamanla birlikte her şeyin anlamsız olduğunu düşünüp içsel bir çöküşe girmiş.Hayata dair anlamlandırmalar için sürekli kendini bir şeylerin cevabını ararken bulmuş.Ama aslında cevapları da bulamamış.
İtiraflarımLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 202129,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2022 31. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2022 21:05
Tolstoy aşırı farklı bir kişilik ve muazzam bir insansın diyorum tekrardan. Ne istediğimi kendim de bilmiyordum; hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum, ama gene de hayattan bir şeyler bekliyordum. • İtiraflarım | Tolstoy’ İtiraflarım Lev Tolstoy
İtiraflarımLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 202129,3bin okunma
Hayatın anlamını, varoluş sebebini arayan, yüce insan.
Puan vermedi
Tolstoy, herzaman okumaktan zevk aldığım, beni kendine çeken, her okuduğumda da beni kendime getiren bir yazardır. Bu kitabı daha önce okumadığım için de üzüldüm açıkçası. Benim gibi geç kalmadan okumanızı tavsiye ediyorum. Tolstoy kitabında beyhude bir yaşam sürdüğünü fark edip; varoluş sebebini aramaya başlıyor, "neden ve ya sonra" sorularını sorarak çıktığı yolda, sorularının cevabını akıl, bilim, felsefe ve insan ekseninde aramaya başlıyor. Tolstoy bu süreci anlatırken, hem araştırma yol ve yöntemlerine hem kendi düşünce dünyasında yaşadığı bunalımlara, buhranlara, intihar fikrine, yaşama arzusuna, hem boş ve anlamsız süregelen hayatına yer veriyor kitapta. Kendi öz eleştirisini öyle güzel yapıyor ki, bilgiye erişme yöntemleri ve zekasına hayran bırakıyor. Tolstoy uzun ve meşakkatli cevap arayışını, Tolstoy'a yakışır şekilde bütün incelikleriyle, bütün başvurulabilinecek kişi, yöntem ve delillerle yapıyor. Kitapta hayatını ve araştırma sürciniözetle şöyle anlatıyor: "Başıma gelenler şunun gibi bir şeydi: Oraya nasıl geldiğimi bilmeden, kendimi bilinmeyen bir sahilden yola çıkmış bir kayıkta bulmuştum. Diğer kıyıya olan yol gösterilmiş, tecrübesiz ellerime kürekler yerleştirilmiş ve yalnız bırakılmıştım. Kürekleri elimden geldiğince güçlü çekip hareket ediyordum. Fakat merkeze ne kadar varmaya çalışırsam çalışayım, akıntı beni yolumdan o kadar saptırıyordu ve gittikçe daha çok akıntıda yolunu kaybetmiş kişiyle karşılaşıyordum. Bazıları hâlâ kürek çekiyordu, bazılarıysa küreklerini atmıştı. İnsanlarla dolu büyük kayıklar, dev gemiler vardi. Bazısı akıntıya karşı mücadele ediyor, kimisi ise akıntıya kapılıp gidiyordu. Daha ileriye gittikçe akıntıyla nehrin aşağısına doğru sürüklenenleri görüyor ve gideceğim sahili iyice unutuyordum. Nehrin ortasında, akıntıyla aşağı
İtiraflarımLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 202129,3bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2025 20:26
Sevgili Okurlar, Bugün size Lev Tolstoy ’un İtiraflarım kitabından söz edeceğim. Tolstoy, hem gençliğini hem öğreticilik yıllarını hem de hayatının bütün kırılma noktalarını dürüstçe önümüze koyuyor. Onun en büyük inancı mükemmelliğe ve kusursuzluğa olan inancıydı. Entelektüel olgunluğa ulaşmayı denedi, iradesini tamamlamaya, ahlaki olgunluğa erişmeye çalıştı. Ama bu arayış zamanla yerini daha farklı arzulara bıraktı: daha güçlü, daha önemli, daha meşhur, daha zengin olma isteğine… Ve bütün bunları saklamadı, dürüstçe itiraf etti. “Bir zampara ve sahtekârdım” dedi. Sonra çevresine yabancılaşarak, hem çevresindeki insanlardan hem de kendisinden tiksindiğini açık yüreklilikle dile getirdi. Tolstoy gerçeği keşfetmek istiyordu. Ama hangi gerçeği? Ve sonunda vardığı nokta şuydu: hayatın hiçbir anlamı yoktu. Peki, siz hiç kendinize sordunuz mu? Her insanın ruhunda yatan, hayatı mümkün kılan o en temel soruyu: Bugün yaptıklarımın ve yarın yapacaklarımın sonu ne olacak? Hayatımın tamamının sonunda ne olacak? Tolstoy bu soruları sordu. Biz de onunla birlikte sorduk. Ve onunla birlikte cevaplar aramaya başladık. Bu soruları sorarken, Süleyman’dan Sokrates’e, Schopenhauer’den kutsal kitaplara, bilimden felsefeye kadar pek çok kapıyı araladı. Onunla birlikte biz de bu dünyalara girdik. Ama şunu da gördük: Bilginin alanlarında yaptığı gezintiler onu mutsuzluktan kurtarmadığı gibi, daha da derin bir umutsuzluğa sürükledi. Hayatın anlamını bulmaya çalışırken, çoğu zaman yeni soruların, yeni çıkmazların içine düştü. Ve bütün bunları da dürüstçe önümüze koydu. Sorular çoğaldı:Tanrı var mı? Ben neden varım? Ben neden yaşıyorum? Bugün yaptıklarımın sonu ne olacak? İnsanlığın henüz bilmediği yönleri neler? Bir insan, kendisi gibi ne olduğunu bilmeyen insanlardan oluşan bir topluluğun
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,3bin okunma
İki hayatın eşiği
Puan vermedi·104 syf.·
2025 78. kitabı
Hayat bizi resmen dört işlemle sınar. Gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır, Ve sonunda topla kendini der. Lev Tolstoy Lev Tolstoy yaşamını, söylemiyle “iki hayat” evresinden oluşan bir insan olarak tanımlıyor. Hayatının ilk döneminde şöhret, zenginlik, dünyevi zevkler ön planda, bu dönemde Tolstoy, aristokrat kökeninin sağladığı imkanlarla lüks bir yaşam sürüyor. Bu zaman diliminde edebi dehasını da ortaya koyuyor. “ Savaş ve Barış ” ile “ Anna Karenina ” gibi dünya edebiyatının en önemli başyapıtlarını bu zaman diliminde kaleme alıyor. Eserlerinde bireysel tutkular, Rus toplumsal yapısını ve tarihsel olayları iç içe geçiriyor. Aristokrasiyi, savaşın yıkıcılığını birey-toplum ilişkilerini eserlerin merkezinde derinlemesine çözümlemeleriyle yer veriyor. Ellili yaşlarında Tolstoy’un iç dünyasında büyük bir dönüşüm başlıyor. Varlık ve ün içinde geçen yaşamı yazarı ruhsal bir krize sürüklüyor. Hayatının anlamını, insanın gayesini ve ölüm karşısındaki insanın konumunu sorgulamaya yöneliyor. Sorgulamalar sadece felsefi değil, aynı zamanda dini ve ahlaki bir uyanışa doğru zihinsel ve duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Tolstoy, bu dönüşümü İtiraflarım dediği ( İtiraf ) otobiyografik eserinde tüm samimiyeti ve açıklığıyla anlatıyor. Bu eser, onun hayatındaki iki evreyi birbirinden ayıran bir dönüm noktası, adeta bir eşik görevi görüyor. Tolstoy, kitabında içindeki yaşamı hissetme boşluğunu dolduracak manevi anlamın arayışına yöneliyor. Tolstoy’un yaşadığı ikinci hayat edebi üretimine de yansıyor. ikinci döneminde daha yalın, maneviyata yönelen ve ahlaki soruları konu edinen eserler yazıyor. İkinci döneminde İnsan Neyle Yaşar? , Diriliş gibi eserlerinde Tanrı’ya yönelen, sadeliği ve hizmeti esas alan bir ahlak anlayışı ön
Düşünce
İtirafLev Tolstoy · İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,3bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.