Behçet hoca şansı yaver gitmeyen, bir şeyleri hep çokça emek harcayarak elde edebilmiş ve bu nedenle emeğe kıymet veren, sistemin onu sürüklemeye çalıştığı ahlaksızlık tarafına geçmemeye çalışarak yıllarını heba etmiş bir profesör :)
Yıllar geçtikçe akıllanmış olsa gerek çıkarmış olduğu kitap her kitleye hitap eden, mala anlatır gibi anlatıma sahip, bilimsel anlatımdan uzak sade bir kitap. Zira Türkiye'de bilimsel bir kitap 1.000 tane satarsa o iyi bir kitaptır denir. Behçet hoca bunun farkına varmış olsa gerek doğru bir noktadan giriş yaparak kitabının kapsamını ve içeriğini güzel oluşturmuş.
2-3 saat gibi kısa sürede okunabilecek, akıcı anlatımı olan, aslında çoğumuzun yaşadığı olayları farklı açılardan da bize yansıtabilen bakış açısına sahip bir kitap olmuş. Her ne kadar günümüz insanı çok itibar etmese de kendisinin yıllarca gösterdiği sabır ve dürüstlük, sistemin kendisini ahlaksızlığa itememiş olması başlı başına bir başarı aslında.
Kitapta Hasan Gökçe ve Rabia'nın hayat hikayesinden tutun da survivorship bias, 4124/8614 sayılı senato kararı, kümesteki kartal, Sama kabilesi, network (torpil), özgüven yanılsaması gibi başarı ve başarısızlığa ilişkin birçok duruma yer verilmiş. Aslında kitap, oyunu kuralına göre oynamak gibi başarıya götüren yolların olduğunu göstermekle birlikte başarı veya başarısızlığa götüren yolda çok ufak şeylerin bile sonucu farklılaştırabildiğini de ortaya koyuyor. Sama kabilesi gibi genetik, tecrübe gibi onca avantaja rağmen günümüzde teknoloji ve imkânların bunların üstesinden gelerek fark yarattığını ortaya koyabilecek gerçekçiliğe de sahip.
Kitapta insan için umudun ne kadar önemli olduğu Auschwitz kampından yola çıkılarak aktarılmış. Ayrıca umudun boşa çıkmasının da yıkıcı etkilerinin ne denli fazla olduğu ortaya konulmuş. Umuda