Levent Mollamustafaoğlu

Levent Mollamustafaoğlu
@leventmolla
Endüstri Mühendisliği-Matematik okudu. Boğaziçi ve Harvard’da öğretim üyeliği yaptı. Mülksüzler, Korkunun Bütün Sesleri, Çarpık Dünya ve Yaşlı Kurtlar’ın çevirmeni. Yeni çeviriler ve tarihi romanlar üzerinde çalışıyor.
Endüstri Mühendisi
Doktora
İstanbul
Trabzon, 1 Mart
357 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
4/10
·400 syf.·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2016 00:00
·
2016 19. kitabı
Reşat Nuri Güntekin
8.4/10 · 8,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi
Elif Şafak'ın bu son kitabı yine daha önce kullandığına benzer edebi teknikler kullanıyor (hikaye birden fazla koldan ve zamanda ileriye ve geriye giderek ilerliyor) ama açıkçası işlediği konu ve girdiği derinlik bana yetersiz geldi. Üzerinde çok durulan göçmenlik sorunu son derece detaysız bir şekilde ve yalnızca İngiltere'de 1970'lerde yükselmeye başlayan ırkçılık bağlamında işlenmiş. Yine töre, erkeklerin aileleriyle aldatma düzeyinde gelişen ilişkileri, sevgisizlik gibi konular işlenmiş ama bende bu biraz çalakalem yazılmış ve Elif Şafak'ın derinlikli kitaplarından (örneğin Mahrem, Pinhan, Baba ve Piç) çok uzakta bir performans izlenimi bıraktı. Yine de okunabilir, hikayenin az da olsa ilginçliği hatırına. En önemli yapıtı değil kuşkusuz.
İskenderElif Şafak · Doğan Kitap · 202421,3bin okunma
8/10
·592 syf.··
2015 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2015 00:00
Selim İleri gençlik dönemimde en severek okuduğum yazarlardan biriydi. Özellikle lise dönemimde yatılı okulda oldukça bireysel bir yaşam sürerken İleri'nin duyarlıklı öyküleriyle son derece benzer bir ruh halinde olurdum. Cumartesi Yalnızlığı, Bir Denizin Eteklerinde, Dostlukların Son Günü ruhumda izler bırakmış öykülerle dolu kitaplarıydı. Daha sonraları Her Gece Bodrum, Ölüm İlişkileri, Cehennem Kraliçesi gibi romanlarında 70'lerin sonu ve 80'lerin başındaki aydınların kimi zaman marjinal, kimi zaman geleneksel ama genelde mutsuz yaşamlarını anlatmaya başladı. Onları da zevkle okuduğumu anımsıyorum ama öykü kitapları her zaman tercihim oldu. 1990'lardan sonra Selim İleri'yi çok fazla izleyemedim ama aynı verimlilikle üretmeye devam ettiğinin farkındaydım. 2013 yazında Selim İleri'nin son romanı Mel'un dikkatimi çekti. Alt başlığı Bir Us Yarılması olan bu romanda İleri her zamanki anlatımının dışında, Güvenilmez Anlatıcı olarak adlandırabileceğimiz bir yöntemi kullanmış. Bu yöntemin bir çok iyi örneği var, Agatha Christie'nin Roger Ackroyd Cinayeti romanı, Nabokov'un Lolita'sı ya da sinemada Akiro Kurosawa'nın Rashomon filmi iyi örnekler arasında. Birinci tekil şahıs bu anlatımda anlatıcı olayları sübjektif bir şekilde, kendi perspektifinden anlatmakta ya da bazı örneklerde olduğu gibi açıkça yanıltıcı bilgi vermektedir. Kahramanı Sayru Usman birinci tekil şahıstan anlattığı öyküde aslında günlük yazımına benzer bir yöntem izliyor. Usman yıllardır sinema, tiyatro ve edebiyat dünyasına ucundan dokunan, yetenekli olduğuna inanan ama bunu hiç kimseye kanıtlayamayan bir anlatıcıdır. Günlüklerine tarih koymaz ve biraz bilinç akışına benzer bir tarz kullanır, olayları ya da kavramları aklına geldiği gibi, her zaman belirli bir düzene koymadan yazar ve anlatır. Az önce
Mel'unSelim İleri · Everest Yayınları · 2019225 okunma