İşte İstanbul yorgun şehir işte canından bezmiş boğaz vapurları kederli tramvaylar ve Galata Köprüsü'nden telaşlı insanlar geçmektedir bir gizli sevinç mahzun gözbebeklerimde eriyen bir sükun kaldırımlarda adım adım işte İstanbul İstanbul dedim de seni hatırladım. Balıkçı tepsilerinde gümüş balıkları tekir,barbunya,canım uskumru,levrek işte İstanbul kulaklarımda bir derin uğultu hiç bitmeyecek karşıda kızkulesi gözleri yaşlı bir kadın gibi ve minareler çaresizliğimizi haykırmakta Allah'a caddelerinde başım dönüyordu gecelerinde ağladım İstanbul,o büyük şehir o mahzun şehir İstanbul dedim de seni hatırladım.Boğaz içinden bir vapur geçer benim aklımdan senin gözlerin geçiyordu Bebek, dediler indim nereye baksam denizdi mavi mavi bir hüzündü ayaklarımın altında işte İstanbul Haliç, Çiçek Pasajı,
On gündür kafamı harika dinledim. Uzun zamandır kafam da olan sakin bir yerden küçük bir yer ayarlayıp herkes ten herşeyden uzak bir yaşam dı. İlk defa bu isteğim gerçek oldu yalnız sakin tek başıma. O kayık ile balık hayali gerçek oldu dünya dünya ya kavuşmaz levrek adil ile kavuştu ama☺️ Şimdi sıra da oraya tamamen yerleşmek var. Kısa bi sürede bunu da gerçekleştiricem.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Seviyorum seni
Yüzün masmavi bir deniz, Martıların ayaklarını kıskanırım ben. Bir kedi yavrusuyum, Gözlerin hamsimsi levrek. Mecburdum, Mecburdun, Mecburduk, Mecburen, Ayrıldık. 27/07/14
@mş de olmasa n'olurdu acep Türk Halkının hali.
Biraz mastırşefe bakayım da kuzu döş, bonfile, antrikot, küşleme, envai kebap, ciğer, levrek, ıstakoz, karides vs.. pişirilirken seyredeyim.
HIZLI Sen, Hızlı, şimşek kılıçlarının elmas kalkanı, Tepelerin Gezici bulutların kristal çadırıdır. Kayalarınız kartal yuvası, göletleriniz açık turkuaz. Omuzlarınızda, sırtınızda parlak levrek kemerler, altın örgüler. Kaynaklarınız gece ve gündüzdür, sözle bir araya getirilmiştir, Kollarınız solungaçlardır ve yuvarlak ipek peshed'dir. Kelebeklerin ateş alevi Uçan-süzülen çiçekler, Zarlar ve hayallerde merak Yırtık dişler. Sen kayısıların kraliçesisin, Sen koku kaynağısın, Bin renkten çiçeklerin, Bin ismin, bin kokun. A. İsahakyan
Yahu senden güzel şehir mi olur, gene sen gene sen..
İşte İstanbul yorgun şehir işte canından bezmiş boğaz vapurları kederli tramvaylar ve Galata Köprüsü`nden telaşlı insanlar geçmektedir bir gizli sevinç mahzun gözbebeklerimde eriyen bir sükun kaldırımlarda adım adım işte İstanbul İstanbul dedim de seni hatırladım. Balıkçı tepsilerinde gümüş balıkları tekir,barbunya,canım uskumru,levrek işte İstanbul kulaklarımda bir derin uğultu hiç bitmeyecek karşıda kızkulesi gözleri yaşlı bir kadın gibi ve minareler çaresizliğimizi haykırmakta Allah`a caddelerinde başım dönüyordu gecelerinde ağladım İstanbul,o büyük şehir o mahzun şehir İstanbul dedim de seni hatırladım. Boğaz içinden bir vapur geçer benim aklımdan senin gözlerin geçiyordu -Bebek, dediler indim nereye baksam denizdi mavi mavi bir hüzündü ayaklarımın altında
Şiir