Hayat böyleydi işte, önceden planlanan biçimde ilerlemiyordu. Eğer böyle yürüyecek olsa Hürrem kadar akıllı ve ihtiraslı birinin planları tutardı. 
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Mesela o yıllarda yayımlanan ince ve resimli bir kitaptan şu kuralları ezberlemişti: "Vapurda, trende, tramvayda, tünelde hülasa bütün nakil vasıtalarında yanınıza rastlayan bayanı öyle yiyecek gibi süzmeyiniz. O bir moda mankeni değildir ki üstünü başını seyredesiniz."
Sayfa 146·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İstanbullular yüzyıllardan beri birbirlerinin azizlerine adak adayıp dururlardı. Leyla ertesi gün aynı duraktan tuttuğu taksiyle Süleymaniye Camii'ni, Neve Şalom Sinagogu'nu, St. Antuan Kilisesi'ni dolaştı, hepsinde dua etti. Öğleden sonra da İstanbul'u koruduğuna inanılan kutsal tılsımlara adak adamaya gitti.
Sayfa 143·Kitabı okudu
... Üç türlü imparatorluk çözülüşü vardır: Bunlardan ilki, Roma imparatorluğu gibi zaman içinde yavaş yavaş yok olur gider. İkincisi, İngiliz imparatorluğu. Bu örnekte planlı bir tasfiye söz konusudur, hangi ülkeye ne zaman ve nasıl bir statü verileceği planlanmıştır. Üçüncüsü Osmanlı imparatorluğu. Bir gece imparatorlukta yatar, ertesi gün Cumhuriyet'te uyanırsın.
Sayfa 136·Kitabı okudu
Hayatı o kadar çok ıskaladığımızı düşünüyorum ki. Hayata anlam katmaya çalışırken hayatın kendisini yaşamayı unutuyoruz.
Yaşamımızı özgür irademizle, karar vererek yönlendiremiyoruz. Yaşam denilen şey kendisi sinirlerle, dokularla, hücrelerle ilgili bir şeydir; düşünceler bu hücrelere gizlenir, arzular buralarda konuşlanıp hayaller kurar. Sen kendini güvende hissedebilir­sin, gücünün kuvvetinin yerinde olduğunu zannedebilirsin. Fakat bir odada ya da gökyüzünde tamamen tesadüfen gö­züne çarpan bir renk tonu, ya da bir zamanlar sevdiğin bir parfümün kokusu derinlerde gizli saklı anıları getirip önüne koyar. Çoktan unutulmuş bir şiirin aniden karşına çıkan bir dizesi, epeydir çalmadığın bir müziğin ezgisi; yaşamımız bu tür şeylere bağlıdır Dorian. Browning bununla ilgili yazmış­tı; duyu organlarımız bizim yerimize hayal eder. An gelir be­yaz bir leylağın kokusu burnuma çarpar ve ben hayatımda geçirdiğim en tuhaf ayı yeniden yaşamak zorunda kalırım.
Sayfa 249·Kitabı okudu
Alıntı