Yazdıkları şeyler yetkin görülmese de , kadınlar bir şekilde hep ışıldadılar. Yaptıkları resimler kabul görmese de, bir şekilde ruhu beslediler. Kadınların sanatları için ihtiyaç duydukları araç ve yerler için yalvarmaları gerekiyordu ve hiçbirini bulamadıklarında ise ağaçlarda, mağaralarda, ormanlarda ve dolaplarda kendi alanlarını yarattılar.
Kurtların ve çakalların, ayıların ve vahşi kadınların benzer ünlere sahip olması da o kadar rastlantısal değildir. Ortak içgüdüsel arketipleri paylaştıkları için, yanlışlıkla da olsa, hepsi nankör, doğuştan tehlikeli ve kindar olarak tanınırlar.
Bir yerlerde mutlaka son vardır. Yalnızca ‘Burası son’ diye yazılı değildir. Merdivenin en üst basamağında, ‘Burası son basamak. Ayağınızı daha fazla kaldırmayın diye yazar mı ?’
Onunla aynı işte.