Vildan ve Mualla iki uç nokta. Tereddütü aralarında tokatlayan iki duvar.
Vildan dengesiz. Histerik, değişken sonuna kadar taşkın hem esrarlı hem açık, korkutucu ve heyecan verici. Adeta yazarın hayat görüşündeki ikircikli, ikilikli halin vücut bulması gibi. Tereddütü üzerine her şeyiyle çeken koca bir soru ve ünlem işareti. Mualla'nın ise geldiği yer, ailesi, eğitimi belli ancak yapmacık bir davranış kaygısı doğurmayan bir asilliği var. Düşünerek fikirler yaratmış ve merakla okuyan ayrıca duyguları ve mantığı karşı karşıya geldiğinde mantığı ile tereddüte düşüp duygularına çok da kulak asmamaya çalışan biri. Ancak eylemleri de duygular ile mantık arasında bir tereddüt içerisinde. Bunun da farkında olacak kadar akıllı ancak.
Kitapta Mualla'nın kitaba ve yazara yönelik tereddütünden çok yazarın tereddütüne şahit oluyoruz. Yazarın Mualla hakkındaki gözlemlerinin arasındaki büyük boşluklara doldurduğu yüceltmeler korkularını avutuyor ve onu tam açıklanamaz bir motivasyonla Mualla ile Evli olma tasavvuruna sürüklüyor. Her şeye karşı tereddüt duyabilen yazarın Mualla ile evlilik konusunda tereddütü yok gibi görünmekte. Oysa çağın yıkılan unsurlarından biri olan izdivaç konusu oldukça tereddüt edilesi bir mesele iken. Bu kararın karmaşık, yaşamsal ve duygusal süreçler sonucu verilmiş, sebepleri tam açıklanamayan bir dürtüsellik olduğu bir sezgilerimden kaçmadı. Aynı Muallanın da sezdiği gibi. İzdivaç olmaması durumu bazı korkulara gebe olduğu için teredüt edilemeyen bir hal aldı zannımca. Aslında Vildan yazarın eğlenceli, bohem, hovarda hayatını temsil eden bir kadın. Ve aynı oranda feci derecede yalnız. Bu hayat insana çeşitli keyifler ve keşifler sunuyor. Ancak bu hayat içinde kaybolmak da bir ihtimal. Vildan özgürlüğün içinde kaybolmuş bir ruh. Bu halde iken yaşanan