Yaşam, şimdi ancak kavranılması ve anlaşılması gereken; oysa yaşanması, gerçeğine inilmesi ilerideki yıllara atılan bir yabancı öğe gibi önümüze getirilmiş. Coğrafya derslerine getirilen yerküre gibi. Kimse yaşadığımız mevsimin, günlerin ve gecelerin yaşamın kendisi olduğundan söz etmiyor. Her an belirtilen bir öğretiye, bizler hep hazırlanıyoruz. Neye?
Sinema çıkışında Süm kestane kebabı satın alıyor. Kent yaşamına alışmış. Koşulları hızlı bir gerçekçilikle benimsiyor. Oysa ben henüz taşra bahçelerinin erik ağaçları altındaki durgunluktayım.
Sade bana değil, herkes birbirine, "Sen yoksun, insan olarak bir sıfır kadar bile değerin yok," demekten hoşlanıyor. Bayılıyorlar birbirlerini adam yerine koymamaya.
Sayfa 37 - Sen Adam Değilsin, Yoksun Dünyada (Çetin Altan yazısı)