Kral Lear kral olacak bir adam hakkında değil, adam olacak bir kral hakkındadır. Ve bu, derdi Jean elini kaldırarak, en zor şeydir. Herkes kral olabilir!
Seçim gayet bireysel bir mesele gibi görünüyor olsa da, insanların seçim yapma şekli başkalarıyla kurdukları ilişkilerle ve başkalarının onları nasıl gördüğüne dair düşünceleriyle esastan bağlantılıdır. Dolayısıyla insanlar kendi kendilerini sınırlama biçimlerini durup dururken uyduruyor değildir; yaptıkları seçimler toplumun neye doğru seçim olarak değer verdiği konusundaki algılarına fazlasıyla bağlıdır.
Kişisel gelişim rehberleriyle ilgili hayati nokta şu ki, işe yaramadıkları apaçık ortada. Devasa ve iştahlı bir okur kitlesine rağmen, daha mutlu ve zihnen daha sağlıklı bir toplum yaratmayı başaramadılar. İşte asıl başarıları da burada yatıyor: Bu kitaplar mutsuzluğa deva olmaktansa, perişanlığın her yerde olduğu fikrini güçlendirdi. Ortalama bir insandaki sayısız kusur ve yetersizliğe dikkat çektiler ve bizi kendi zaaflarımızla meşgul ettiler. Böylece daha da fazla kişisel gelişim arar olduk.
Ama kontrol altına almamız ve kurtulmamız gereken bir duygu gibi görünüyor olsa da, öfkenin gerekli bir duygu olduğunu, toplumsal değişimi hızlandırdığını unutmamalıyız. Dolayısıyla insanları öfkeden kurtarma çabaları, onları yatıştırmanın ve dikkatlerini toplumsal sorunlardan uzaklaştırıp bireysel sorunlara yöneltmenin başka bir yolu olarak görülebilir.