"Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu."
Netflix’in 2022 yapımı "The Watcher" dizisini bitirir bitirmez koca bir soru işaretiyle kalakaldım. Dizi, gerçek bir hikâyeden esinlenilmiş olmasıyla en baştan tüm ilginizi yakalıyor. Yeni bir eve taşınan ailenin aldığı tüyler ürpertici mektuplar, bu mektupları gönderenin kim olduğuna dair gizem ve mahalledeki tuhaf komşular… Baştan sona sizi diken üstünde tutan bir hikâyesi var.
Gerilimi gerçekten etkileyiciydi. Her bölüm, bir sonrakine geçmem için beni zorluyordu. Atmosferi, özellikle görsel açıdan çok başarılı işlenmişti. Naomi Watts'ın büyüleyici oyunculuğu için bile şüphesiz izlenir.
Fakat dizi ilerledikçe ve gizemin katmanları açıldıkça, beklediğiniz tatmin edici cevapları bir türlü alamıyorsunuz. Dizinin finali yok arkadaşlar. Çok açık uçlu bırakılmış.Muhtemelen ikinci sezona göz kırpılmış fakat aradan üç sene geçtiği için projeye devam edeceklerini öngörmüyorum.
Eğer gerilim seviyorsanız ve daha çok bu yolculuğun keyfini çıkaran biriyseniz, "The Watcher" sizin için biçilmiş kaftan.
The Watcher tek sezonluk bir macera, tadı damakta kalan ama belki de gerçekte de yarım kalmış bir hikâye... İzleyenler oldu mu? Görüşlerinizi merak ediyorum!
Sevgilerle.