LİLYA

LİLYA
@lily_jae
Kimi zaman zihnindeki kitaplıkta kaybolan kimi zaman da sahafların tozlu rafları arasına gömülen bir kız • Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye Hanımefendisi ♡ I stand with Palestine and East Turkestan and support them
zahmet olmaz ise bi göz atıverin
6/10
·312 syf.·
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Selamun aleyküm Gecenin bir yarısı bu incelemeyi yazmaya karar verdim, nasıl bir şey olur bilmiyorum. Çok uzun olmayacağı kesin. Direkt konuya gireceğim şimdiki polisiye ve romantik kitap yazarlarının aynı şeyleri pişirip pişirip önümüze koymasından sıkıldım açıkçası. Olayın geçtiği mekan, kişilerin farklı olması o kitabı farklı yapmıyor. Alice Feeney de onlardan biri maalesef. Bir manken düşünün üstündeki kıyafet değişiyor sadece, o aynı. Farklı kıyafet olması o mankeni farklı biri yapıyor mu sorarım size???? İkincisi okurdan bir şey saklıyorsan, onun o bilgiden haberi yoksa sadece yazar biliyorsa o TERS KÖŞE DEĞİL YENİ BİLGİDİR. Biz sonda ters köşe olmuyoruz yeni bir şey öğreniyoruz. Bir diğeri polisiye okurları bilir ki bir şey gözünüze gözünüze bak bu bak bu diye sokuluyorsa o o değildir, bunu yapmaktan vazgeçin artık. Sonlardan bahsetmek bile istemiyorum tüm kitaplık olayı 2 sayfaya sığdırmak konusunda konuşursam ağzımı bozarım. ****AŞAĞIDA YAZILANLAR SPOİLER OLUR MU OLMAZ MI BİLEMİYORUM O YÜZDEN OKUYUP OKUMAMA KARARI SİZİN.**** Kitapta büyük bir mantık hatası vardı. Vizektomi olmuş biri var (yani çocuk olmasın diye ameliyat olmuş ve çocuğu olamaz) sonra eşi gidip tüp bebek yaptırıyor ama adamın haberi yok, herhalde bluetoothla yaptılar. Bunun testi var uyumu var süreci var imzası var eşlerden biri yoksa ve eşin haberi bile yoksa nasıl yapılabilir. Büyük hata ve saçmalık. Biraz araştırma yapın aynı şeyleri yazmak yerine özgün olamıyorsunuz bari doğru bilgiler verin. Ben okuma hayatına Tess Gerritsen ile başlamış ve kitapları onunla sevmiş biriyim yanlış bilgileri affetmem. Tüm tıbbi bilgilerimi ona borçluyum. Benim için polisiyenin anasıdır Her neyseee hızlı okunur, rs den çıkarır ama tatmin etmez sıkı polisiye okuruysanız eğer. Keyifli okumalar
Edebiyat
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,928 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Barbaros romanında Barbaros sadece konuk oyuncu
6/10
·392 syf.·
2025 55. kitabı
Uzun bir aradan sonra merhabaa İncelemeyi yazıp yazmamak konusunda hala kararsızım eğer bunu okuyorsanız gidişatı beğenmiş ve paylaşmışım demektir. Hiç uzatmadan olabildiğince kısa tutucam çünkü kitap hiç akmadı, ben rs dönemindeydim vs derken çok içine giremedim. Buna incelemeden ziyade yorum diyebiliriz. Arka kapağa baktığımızda bir Barbaros romanı diyor ama bence değil. Barbaros hayrettin paşanın hikayesini aşkını serüvenini okuyacağım diyorsanız yanlış kitaptasınız. Ha içinde geçmiyor mu evet geçiyor eşini çocuklarını hayatından kesitleri görüyorsunuz ama hikayenin çokk büyük bir kısmı haritacısı sidi ye ait. Bu benim için hayalkırıklığı olmuştu. Bir diğer konu ise kitaptaki aşkın asla bana geçmemesi. O kadar zorlama ve “aşk imtihandan geçerse,ne kadar zorluk ve engel ile karşılaşırsa o kadar aşk olur” kafasında yazılmış ki bi noktadan sonra sadece kitaptaki savaş sahnelerini okuyup geçtim. Bu aşk Sidi ve billure arasında geçiyor. Bunlar bir sebepten ötürü ayrı düşüyorlar sonra birbirlerini bulma çabasını vs derken böyle geçiyor. Ama ne hikmetse sidi ona aşık olduğunu bildiği başka bir kıza acaba beni özledin mi diye sorsam mı diye düşünüyor. Kızın her hareketini değerlendiriyor kişisel algılıyor. Sanane mesela madem aradığın biri var ne diye etrafla uğraşırsın özlemini merak edersin, niye sesini etmiyorsun sınır çizerek. Bana saçma geliyor. Bulmak için senelerini harcadığın biri varsa kimseyi umursamayacaksın, sana karşı hislerini merak etmeyeceksin, bunu şöyle mi yaptı böyle mi yaptı diye ölçüp biçmeyeceksin. Olay denizde geçiyor ama istediğim gibi değil. Ben bir haritacının değil bir kahramanın hikayesini okumak isterdim ki ilk bakışta kitabın vaadi de öyle. Tamam savaşlar vs geçiyor ona lafım yok amma bi şey eksikti anladınız mı? Kitabın dili ise bir ara
Edebiyat
Efsaneİskender Pala · Kapı Yayınları · 202016,5bin okunma
kendi kitabını tekrar kopyalayıp yazmış
1/10
·352 syf.·
2025 49. kitabı
Selamlarrr Yaz sıcağının iflahımızı kuruttuğu bugünlerde kitap okuyamama durumuma çare olur diye aldığım ve sıcaktan bile beter olan kitabın incelemesiyle geldim Hiçbir şeye tahammülümün kalmaması sebebiyle konusunu yazmıyor ve uzun uzun paragraflar yerine madde madde gitmeyi planlıyorum. Tanıtım kısmını bitirdiğimize göre asıl kısma buyruunnn 1. Kitap yazarın diğer kitabının ( bknz. Yüz karası) birebir aynısıydı. hatta bu kitapta adamın ismi jaxson diğerinde jackson. Tek fark küçükken arkadaş olmaları onun dışında bazı cümleler bile aynıydı. Nasıl bir yazar giderek kendini geliştirmek yerine kopyalar. Kendine dava açsa hırsızlıktan ceza alır Ya. 2. Sürekli bir cani baba, yanlış anlaşılma, boşanmak üzere olan bir kadın, pislik diye anılan bir adam ( ama niye pislik diye sorarsanız kendi halinde hakkını savunan, diğerleri gibi olmayan biri olduğu için???) yazacaksanız adamı cidden kötü yazın. Kötü olsun ya amasız fakatsız. Etik değerlerimize uymasa bile bi özgünlük var diyelim ya, yazar farklı bir denemiş diye sevinelim ama yok illa adam önce pislik sonra suçsuz olucak. 3. Kadın travmam var travmam var diye dolaşıp hiçbir yardım almıyorrrr. Psikolog ayağına geliyor ama o ben iyiyim diyip geçiyor sonrada uğraşıyorum çabalıyorum diyor. Hiçbir halt yaptığı yook adamı dikizlemekten başka. Bir de izinsiz dokunuyorlar ama ses etmiyor hala kibarlık peşinde ya bi tane indirsene suratına nevri dönsün. Anca sinirleniyordum, şöyle yapıyordum, böyle etmeliyim diyor YA HEREKETE GEÇÇÇÇÇ . Biri size izinsiz dokununca, mülkünüze izinsiz girip özel hayatınıza burnunu sokunca ki bunlar tacizdir ( hemcinsiniz bile olsa) onu kibarca uyaramazsınız bu kibarlık değil enayiliktir böyle insanlar laftan anlamaz eyleme geçmelisiniz. Ama yapma etme bile demiyordu bu salak.
Edebiyat
Güney FırtınalarıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 2025851 okunma
recepivedik: kan görüyorum vahşet görüyorum kitap version
6/10
·392 syf.·
2025 39. kitabı
Selamun aleyküm 1k ahalisi İncelemeyi anlık bir kararla yazmaya karar verdim. Olabildiğince kısa tutmaya çalışıcam. Kısaca konusundan bahsedecek olursam; bir katilimiz var annelerini öldürdüğü çocukları kaçırıp sol gözlerini çıkarıyor ve 45 saat 7 dakika süre veriyor yaşayan diğer ebeveynininde bu sürede çocuğu bulabilmelsi gerek yoksa çocuk ölüyor. Bu caniliğe de saklambaç oyunu adını veriyor. Bu sürenin sol gözün ve diğer detayların birer anlamı var bunu da kitabın sonlarına doğru öğreniyoruz. Yorularıma gelecek olursak açıkçası ben kaçmalı kovalamalı, şifre çözmeli bir kedi fare oyunu bekliyordum nitekim bi kısmı öyle oldu ama sadece bir kısmı.. İşin içine medyumluk, geçmişi geleceği görme, halüsinasyon vs girince tüm hevesim gitti. Polisiye gerilim kitaplarında bu konuları sevmiyorum ve beni kitaptan koparıyor çünkü olabildiğince gerçekçilik istiyorum ama bu bana gerçekçi gelmiyor polisiyeden çok fantastik okuyormuşum hissiyatı veriyor ve bundan hoşlanmıyorum. Belki çok az bahsedilse görmezden gelinebilirdi ama tüm kitap bunun üstüne kurulu. Yani araştırmak detaylar üzerinde yoğunlaşmak yada ne bileyim bu gibi yollardan gitmek varken neden her şey öngörü dedikleri bir şeye bağlı kalıyor ki, saçma geliyor bana. O kadar boş ki. Katil dalga geçiyor bir süreden sonra, çünkü önemli ipuçlarını büyük bir kısmı detayları anlatılmak isteneni kendi söylemeye başlıyor ve bi önemi kalmıyor sonrasının. Sadece katil kim onu merak ediyorsunuz. Bunun yanısıra yazarın anlatımı da karışıktı olaylara adapte olamadım ne gerçek ne öngörü ne oluyor vs beni sıktı, kitaba istediğim gibi giremedim. Belki bu benlik bir sorundur bilemiyorum ama kitabı okumamı zorlaştırdı. Bazı şeyler havada kaldı sanırım ikinci kitabı varmış belki orada açıklığa kavuşur ama alır mıyım bilmiyorum. Bana
Edebiyat
Göz KoleksiyoncusuSebastian Fitzek · Pegasus Yayıncılık · 2018773 okunma
Başrolde hülya koçyiğit olsaydı sırıtmazdı
4/10
·487 syf.·
2025 29. kitabı
Selamun aleyküm Hayatımda okuduğum en bereketli kitabın incelemesi ile geldim ve maalesef bu olumlu bir nokta değil. Kitabımızın konusu şöyle: Yaşayan kütüphane dedikleri içinde güçlerine göre 1 ile 10 arasında sıralanmış kara büyü kitaplarının bulunduğu kütüphanelerimiz var bu kitaplar bildiğiniz nefes alıyor fısıldıyor hatta serbest bırakılırlarsa ölüme neden olup bir forma da bürünebiliyorlar. Ama başka kopya ve türleri bulunmadığı içinde korunuyorlar. Ve bu kütüphanelerden birinde bebekliğinden beri yaşayan ve müdire tarafından büyütülen bir kızımız var adı Elisabeth. Ailesi, nereden geldiği ve kimin nesi olduğu bilinmiyor. Kitaptaki evren de büyücülerden, muhafızlardan, çıraklardan, insanlardan ve iblis yardımcılardan oluşuyor. Birde loncamız var ve bu sihirsulta denilen bir kişi tarafından yönetiliyor. Belirli büyük büyücü aileler var bunlardan biri de Thorn hanedanlığı ve ailesinden geriye kimse kalmamış olan varis Nathaniel ve ataları dahil ona da hizmet eden iblis yardımcısı Silas var. Olay Elisabethin çıraklık yaptığı kütüphaneden bir büyü kitabının serbest bırakılması ve sonrasında olan gelişmeleri okuyoruz. Gelelim yorumlarıma: Öncelikle ne karakterlerin ne de olayın hiçbir derinliği yoktu. 487 sayfaya ne gerek vardı diye düşünmeden edemedim. Tam bir şey olacak aksiyon olacak sanıyorsunuz ama bi anda çözülüveriyor. Elisabeth ise tam bir hayalkırıklığı bana göre. Bir gücü var büyücülerin bile zorlandığı şeylerde o zorlanmıyor, en güçlü büyücü zihnine giremiyor ( ki normal bir insan büyüsü yok) iblis hizmetkarlar ona zarar veremiyor çok. Sebebi de şu: bebekliğinden beri kütüphanede olmuş olması???? Neee? Bu kadar saçma bir sebep görmedim hayatımda. Elinde müdirenin kılıcı var ve büyüsü güçlü ailelerin içine düşüyor ama ne hikmetse bu aileler ona pekte
Edebiyat
Dikenlerin BüyüsüMargaret Rogerson · Ephesus Yayınları · 20241,519 okunma