lilyaNa

Puan vermedi·480 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2020 16:35
Politik Kamera kitabı, (biz ne izliyoruz, izlediğimiz filmlerin alt okumasında hangi ideolojiler barınmakta, bildiklerimizin, gördüklerimizin ne kadarı bize ait, ne kadarı bilinç altımıza yerleştirildi) bize bir kez daha gösteriyor ki, film salt izlenme üzere, eğlenme üzere, zaman geçirme üzerine, erkana yansıtılan bir sanat değildir. Sinema kral Marx'ın belirtiği gibi 'afyon görevi' görmektedir. Bir çok yönetmenin elinde, ideoloji yayma aygıtı olan, yerleşik düzenlerin devamına, ataerkil sistemin kodlanmasına, bu kodlamada kadının konumunun iyice empoze edilişine, kadını ikinci konumda, ideal rollerle (fedakar anne, sadık eş, yada erkeği amacından saptıran vamp kadın) verilmesine, cins ayırımlarında erkeği başat rol ile kadını ise edilgen konumla verilişine kadar bir çok yönden yapı bozumuna uğratarak veren kitap özellikle Hollywood sinemasında konuların ne şekilde ve hangi amaçlarla hizmet ederek verilişine ışık tutması bakımından mutlaka okunması gereken bir yapıttır.
Politik KameraMichael Ryan · Ayrıntı Yayınları · 199743 okunma
Reklam
Puan vermedi·384 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2020 21:43
İlk defa kitaptan önce filmini (dizi) izlediğim bir yapıt. Genelde önce kitabı okur sonra filmini izlerdim, ama sinema ile ilgilendiğim için önce filmi izlemek sonra kitabı okumak istemiştim. Keşke yapmasaydım (bana göre şimdiye kadar kitaplardan alınan filmler arasında ) ilk defa bir filmi kitaba göre daha vurucu buldum. Çünkü kitapla daha çok zaman geçirip daha yoğunlaşarak okuduğunuz için daha çok kalıcı olur. Sinema dünyasının görsel olması ve film sürelerinin daha az zaman alması unutulmaya daha açık kılar kendini. İşleyişine gelince, yeniden kurulmak istenen bir sistemde kadınlara verilen minimize roller. Aslında distopya kavramı bu kitapta işlevini yitirmiş. Kapitalizmde metaların kraliçesi, feodalizmde dört duvara kapatılan kadın kimliği, kitapta gerçeğin çıplak haliyle yüzümüze tokat gibi yeniden çarpmakta. Kadınların her gün ‘sayılara’ dönüşen ölüm haberlerinin geçtiği bu günlerde, kitapta özgürlüğünü, bedenini, seçme şansını kaybeden kadınlar ve reel hayatta yaşayan kadınlar arasında söylenecek en güzel tümleç kitabın Kapağında vurgulanan söz gibi. Anlatılan bizim hikâyemizdir.
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
5/10
·85 syf.··
Beğendi
·
2019 16. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2019 21:17
Paul Lafargue eserinde isminin tam zıddı anlamında, çalışma saatlerinin, insana kendini ''dönüştürecek' yaşamdan haz alacak hiç zaman ve enerji kalmadığını, sanayi devrimi ile kadın ve çocukların fabrikalarda kapitalist düzen ile emeklerinin sömürüldüğünü, filozoflardan ve tarihin belli zamanlarından örnekler vererek fazla çalışmanın insanlar üzerindeki etkilerini sosyolojik bakış acısıyla tanımlar.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Sarmal Yayınevi · 201013,3bin okunma
4/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2019 21:40
Yaşam Başka Yerde büyük düşler öldüğünde çok kan akar, büyük bir düşle yola koyulan, bazen erkek, bazen şair, bazen bir anneye bağımlı ve aynı zamanda anneden kaçan, kendi içinde kendine bir kimlik arayan, bulduğu her kimlikte boğulan bir karekteri okuyoruz, hayatına giren kadınlarda kendini daha da kimliksiz bırakan, aşkın tensel yönünü alan, ve tanıdık bir çok ünlü kalem ve sözlerini olduğu bir eser.
Yaşam Başka YerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 2015580 okunma
5/10
·138 syf.··
Beğendi
·
2019 8. kitabı
Seher kitabından bildiğimiz Selahattin Demirtaş’ın güçlü kalemi bu defa Devran’da daha ustalıkla çıkar karşımıza. Toplumda var olan ama hepimizin görmemek için başka yöne baktığı gerçeklikleri ele alır, o dışardan ışıl ışıl görünen AVM’lerin birde diğer yüzü var, emeği yok sağılanların realitesi var. her sene sadece sayısal olarak! Verilen mevsimlik işçi ölümleri, kara kışların cehenneme çevirdiği yoksul evlerin dondurucu soğukları, ve göz altında katledilen bendenler ve o kayıplardan sonra evlerde ömür boyu süren yas hüzünleri, sonra sosyolojini en sade hali ile toplum sorunları, ve aşk var asıl günahın Ne olduğunu sorgulatan yitik bir kadın yüreğinde aşk ... bir çocuğun, tamda bir çocuk yüreğine yakışırcasına bir kaç odun için yaktığı odunluklar, ve Bodrum!! Zindanın dört duvarında üreten, güldüren, gülerken hüzünlendiren, bir çok konuya değinen ve okunması gerek bir eser.
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma