PAUL LAFARGUE-TEMBELLİK HAKKI
çeviri: suha demirel
böyle bir kitabı, tembelliğe ayırdığımız bir pazar gününde tanıtmak, kitabın içeriğiyle de uyumlu bir ima taşır sanırım.
yaşamak için sürekli çalışmak zorundayız. daha iyi yaşamak için de iki katı çalışmak zorundayız. ya da kestirmeden, daha fazla para kazanmanın pek ahlaki olmasa da bir yolunu bulmalıyız. zira kapitalist sistem bu son şıkka oldukça uygun alanlar sunuyor. hepimiz,gün içinde yukarıdaki düşüncelere benzer düşünceleri defalarca zihnimizden geçiriyoruz. bu amaçla hem kendimiz bütün varlık sebeplerimizi unutarak sürekli bir koşturmacanın içinde çırpınmaktayız hem de garip bir akılsızlıkla çocuklarımızı, içinde çırpındığımız bu çıkmazın içine bir an önce çekmek için onları insanlık dışı bir ders çalışma temposuna mahkum kılmaktayız. bir taraftan da daha az çalıştığımız, daha az paramızın olduğu,şimdi sahip olduğumuzu sandığımız birçok teknoloji ürününe neredeyse hiç sahip olmadığımız ama bugünden çok daha fazla mutlu ve sağlıklı olduğumuz günleri anıp duruyoruz.
bir konuda hemfikir olabiliriz sanırım: hepimiz; sohbete,paylaşmaya,muhabbete, komşuluğa, aylak aylak gezip tozmaya, sabah akşam siyaset konuşmamaya, her gün çeşitli sebeplerle birbirimizi ötekileştirip örselememeye, kafamızı kaldırıp gökyüzüne bakmaya, ağaçları, kuşları, denizi, dağı-taşı-toprağı doyasıca seyretmeye,fark etmeye; gelecek kaygısından kurtulmaya büyük bir özlem içindeyiz, değil mi?...
işte,bu soruların cevabını bundan on yıllar önce paul lafargue de düşünmüş.tembellik hakkı adıyla da bir kitap yazmış.ne demiş bakalım...
paeping'in şu deyişinde olduğu gibi: '' uygarlığın zehirli soluğu'' ile henüz kirlenmemiş olan ilkel topluluklardaki insanların bedensel güzellikleri ve mertçe davranışları karşısında avrupalı kâşifler apışıp