Puan vermedi·144 syf.··
2026 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:26
Lisans yıllarımda sevdiğim bir ablanın hediyesiydi bu kitap bana. Yani uzun zamandır rafımda ve okunmayı bekleyen bir kitaptı. Şimdiye nasip oldu çok şükür. Öncelikle kitabın dili hiç ağır değil ve okuması gerçekten kolay ve zevkli bir kitap. Bir kurgu olmamasına rağmen okurken hiç sıkılmadım. Yine olsa yine okurum. Kitap merkez olarak Hz Fatıma üzerinde kurulmuş bir kitap ama bana biraz Hz Fatıma ile ilgili olan kısımları az geldi. Yani ben Hz Fatımanın aile hayatına karakter hayatına ya da efendimizle baba kız ilişkisine dair daha fazla şey okumak isterdim kitabı da bu hisle bitirdim. En azından %70 oranında böyle olabilirdi ama kitap %50 Hz Fatıma annemizin etrafında dönse de %50'lik kısmı bana biraz siyer kitabı gibi geldi. O yüzden tam olarak o konuda beklentimi karşılamadı Ama dediğim gibi kesinlikle yine olsa yine okumak isterin. Hz Fatıma'ya ailesine ve efendimiz aleyselama dair çok çok güzel şeyler öğrendim. İçimi ısıtan bir kitap oldu.
Edebiyat
Hz. FâtımaBüşra Argum · Aile Semerkand Yayınları · 2023139 okunma
Bazı insaları karanlık yapan ten renkleri değildir!
Puan vermedi·192 syf.··
2026 593. kitabı
Bu kitabı yüksek lisans yaptığım dönemde, bana göre oldukça marjinal ama bir o kadar da saygı duyduğum, fikirlerini ilgiyle dinlediğim bir hocamın önerisiyle okumuştum. Açıkçası kendi başıma kitapçı raflarında görsem elime alır mıydım emin değilim. Ama bazen bir kitabı değerli kılan sadece içeriği değil, onu hayatımıza sokan insanlardır. Köle de benim için biraz böyle bir kitap oldu. Hans Kirk’in Köle adlı eserini okurken sürekli aynı düşünce zihnimde dönüp durdu: İnsanlar neden birbirlerine bunu yapar? Bir insanın başka bir insan üzerinde böylesine bir hak iddia etmesi, onu satın alınacak, satılacak, çalıştırılacak bir nesne gibi görmesi nasıl mümkün olabilir? Kitap, siyah ve beyaz insanlar arasındaki ayrımı, kölelerle efendiler arasındaki uçurumu, lordların ve güçlülerin sahip olduğu ayrıcalıkları bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Ancak bana göre anlatılan yalnızca kölelik değil. Bu eser aynı zamanda sınıfsal farklılıkların, eşitsizliğin, adaletsizliğin ve gücün insanı nasıl değiştirebildiğinin hikâyesi. Okurken zaman zaman kendimi hikâyenin dışına çıkarıp bugüne baktım. Aradan yüzyıllar geçmiş olsa da dünyanın birçok yerinde güçlü ile güçsüz arasındaki mesafenin hâlâ ne kadar büyük olduğunu düşündüm. Belki yöntemler değişiyor ama adaletsizlik çoğu zaman biçim değiştirerek yaşamaya devam ediyor. Ben dünyaya biraz farklı bakıyorum sanırım. Her insanın bu hayata yalnızca bir kez geldiğini düşünüyorum. Bu yüzden doğduğu andan itibaren birinin her şeye sahip olması, bir başkasının ise daha en baştan kaybetmiş olması beni hep üzmüştür. Bir çocuğun aç doğduğu, bir insanın sırf ten renginden, sınıfından ya da doğduğu yerden dolayı daha değersiz görüldüğü bir dünyayı anlamakta zorlanıyorum. Kitabı okurken içimde çocukça bulduğum bir istek de yeniden ortaya çıktı. Bazen
KöleHans Kirk · Yordam Kitap · 2018363 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:06
Bu çalışma Doğu Karadeniz 'de yer alan Rize'de insan_doga ilişkisinin mevcut yapısını ortaya çıkarıp, DOKAP Eylem Planının içerisinde yer alan Yeşil Yol Projesi nin bu yapı üzerinde yarattığı ve yaratacağı etkinin tartışılmasını içermektedir. İnsan doğa ilişkisi üretim ilişkileri kavramı üzerinden tle alınmış ve üretim ilişkilerinin gelişiminin getirdiği son biçim olan kapitalizm üzerine analiz yapılmıştır. Çalışma kapsamında amaca uygun olarak kavramsal, kuramsal, tarihsel, ilişkisi ve bütünlüğü bir analiz yapılmaya özen gösterilmiştir. 267 Diyor yazar Sonuç bölümüne baslarken. Ve "Konunun kuramsal, kavramsal kavramlarla düşünme çabasının ürünü olan bu çalışma umarım tartışmalar için iyi bir zemin okur diyor." kitabı ile ilgili. Uzun yıllar Toroslarda yayla ya çıktık. Yayla yaşamının zorluğunu ama bir o kadar da insana kattığı değeri bilenlerdenim. Yayla yapabilmek için doğanın bozulmaması ve yaylaya çıkanlarında yaylanın doğal koşullarını kabul etmesi gerekir. Yayla ya çıkıp şehir konforu aramak, ya da çıktığınız yerin dokusunu bozmak had bilmezlik olur. "Yeşil Yol Projesi" Devlet ve Sermayenin Doğa ile İmtihanı Derya Ince nin Akademik bir çalışması.Yüksek Lisans Tezi kitablaşmış. Akademik hayatın disiplini ve Halkın anlayacağı yakınlıkta bir dil. Konu üzücü, düşündürücü olsada okumak kolaydı. Birinci Bölüm Doğanın Sermaye Birikimi Sürecine Icerilme Aşamaları Ikinci Bölüm Sermaye Birikimi Sürecinde Yeni Bir Söylem Kalkınma Ajansları Üçüncü Bölüm Rize de Doğa Ile Kurulan İlişkinin Dönüşüm Hikayesi: Yeşil Yol Projesinin Yaylaciliga ve Turizme Etkisi Rize ilk görev yerimde. Yeşilin binbir tonunu gördüm. Doğanın tahribatı vicdanları rahatsız etmesi gerekir. Yayla yaşamının bir tercih olmasının ötesinde bir geçim yolu olduğunu, insanların
Yeşil Yol ProjesiDerya İnce · Sosyal Araştırmalar Vakfı · 20231 okunma
8/10
·392 syf.··
2026 51. kitabı
Merhaba bugün sizlere Ö𝖑ü𝖒𝖈ü𝖑 𝕶𝖔𝖓𝖚𝖑𝖆𝖗 kitabının yorumu ile geldim Gizem gerilim türünde eserler okumayı seviyor musunuz? Sydney Denik, okıduğu bölümde başarılı bir yüksek lisans öğrencisidir. Yaşadığı olaylardan kaçmaya çalıştığı sırada ikinci bir şansı yakalamıştı. Madrona Vakfı'na bursluluk kazanmıştı. Ünlü vakıf, yerli toprak kiralayarak ürettikleri özel mahtarlardan, Alzheimer ve diğer ölümcül hastalıklar üzerine araştırmalar yapıyordur ve Sydney'de bu ekibe dahil olacaktır. Ama Vancour Ada'sında işler olduğundan farklı olacaktır. Sydney bu vakıfta çok geçmeden anlayacak ki aslında herkesin bir sırrı vardı. Ortadan kaybolanlar, mantarlar, gezinen gölgeler ve dahası.. Bakalım Sydney, bu vakıfta akıl sağlığını ne kadar koruyabilecektir? Kitabımız, yetişkinlere göre olduğu başında da belirtilmiştir Baştan sona kadar gizem~ psikolojik gerilim olarak ilerliyor. Son sayfalara doğru oldukça merak içerisinde okuyorsunuz Bu türde okumaları seviyorsanız listenize ekleyin diyorum Kitapla ve sevgiyle kalın
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202560 okunma
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
FELSEFEYE GİRİŞ (Felsefi Değerlendirme) Ali Osman Gündoğan 1961 Balıkesir doğumlu, özellikle varoluşçuluk akımı, hareket felsefesi ve çağdaş Türk düşüncesi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Türk akademisyen, felsefe profesörü ve yazar Ali Osman Gündoğan tarafından kaleme alınan Felsefeye Giriş kitabıyla okuma yolculuğumuza devam ediyoruz. Felsefeye yeni başlayanlar ve lisans öğrencileri için felsefi kavramları, disiplinleri ve temel tartışmaları derli toplu, sistemli ve anlaşılır bir üslupla sunan iyi bir başvuru kitabı olarak okunabilir. Dil ve üslup açısından son derece anlaşılır bir dille yazılmıştır. Özellikle felsefi kavram kargaşasına düşmeden, öz düşüncelerin betimlemesi yapılmıştır. Okunabilir güzel bir eser.
Felsefeye GirişAli Osman Gündoğan · Dem Yayınları · 201050 okunma
8/10
·392 syf.··
2026 31. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:33
ÖLÜMCÜL KONULAR Merhaba arkadaşlar bugün Semra un tavsiyesiyle okuduğum bir eserle karşınızdayım. "Geçmişin bir önemi yok, artık sadece bugün var." Bu cümle kitabın ruhunu yansıtan en güçlü detaylardan biriydi. Karanlık romantizm, gizem ve psikolojik gerilim türünde bir eser. Gizem ve psikolojik gerilim seven biriyim. Bu kitaba da büyük beklentilerle başlamıştım, çünkü konusu ve kapağı oldukça dikkat çekiciydi. Ancak ne yazık ki aradığımı bulamadım. Eser boyunca verilmek istenen gerilim hissine bir türlü giremedim. Olaylar ilgi çekici görünse de anlatım bana oldukça sıradan geldi. Ama kitap boyunca merak duygusu azalmıyor ve sayfalar ilerledikçe olayların ardında ki gerçekleri öğrenme isteği daha da artıyor. Bazı bölümlerde temposu yavaşlasa da final kısmı bu bekleyişe değdi. Şunu da belirtmek istiyorum kitap yetişkin okurlara öneriliyor. +18 bölümleri bana göre oldukça fazlaydı. Bu da bir çok okuyucuyu rahatsız edebilir. Biyoloji bölümünde yüksek lisans öğrencisi olan Sydney Denik. Bütün sevdiklerini kaybeden genç bir kız. İyi bir yere gelmek ve hayatını kurtarmak için Vancouver Ada'sındaki Madrona Vakfı'na başvurur. Başvurusu kabul görülen Sydney için bu fırsat büyük bir şanstı. Tâbi bu vakfın bütün hayatını değiştireceğini bilmeden. Büyükannesini Alzheimer hastalığından kaybeden Sydney, bu vakıfta bu hastalığı araştıran ekibe katılmak için herşeyi yapar. Madrona vakfı yasaklarla ve gizemlerle dolu tuhaf bir yer. Öğrencilerin dış dünyayla bütün bağlantılarını ellerinden alırlar. Uçaktan indikten sonra arkadaşı bir anda ortadan kaybolur. Onun tekrar gittiğini vurgulasalarda Sydney onu sürekli görür nedense. Bunun gibi bir çok hayali kişiler ve yaratıklar görür. Haziran ayında kar yağması gibi tuhaf olaylar başlar. Bunlarla başa çıkamayan Sydney vakfın
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202560 okunma