Puan vermedi·264 syf.··
2026 4. kitabı
Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, yedi bölümden oluşuyor ve bu bölümler ilk bakışta birbirinden bağımsız görünüyor; farklı kişiler, farklı ilişkiler, farklı tonlar. Ancak Kundera’nın kendisinin de söylediği gibi kitabın duygusal ve düşünsel merkezi Tamina. Diğer bütün hikâyeler, Tamina’nın yaşadığı kaybı, silinmeyi ve hafıza yitimini farklı açılardan dolaşıyor. Bu nedenle aynı meselenin etrafında dönen bir kompozisyon gibi. Biçimsel olarak Kundera anlatıyı parçalıyor. Roman, öykü, kişisel anı, siyasal yorum ve felsefi düşünce iç içe geçiyor; anlatıya sık sık doğrudan müdahale ediyor ve okuru kurmacanın dışına çekiyor. Kundera, okurun metnin içinde rahatça kaybolmasını istemiyor; aksine durmasını, düşünmesini, bölümler arasında bağ kurmasını ve zaman zaman rahatsız olmasını istiyor. Klasik Kundera. Kitabın ana izleği hafıza. Birinci bölümde bu mesele siyasal bir yerden açılıyor; iktidarın tarihi silmesiyle başlıyor. İkinci bölümde bu silinme, insanların özel hayatına sızıyor. Üçüncü bölümde şiddet oyuna ve kahkahaya karışıyor, ahlaki pusula bulanıklaşıyor. Dördüncü ve altıncı bölümlerde Tamina, hafızanın yaşayan bedeni hâline geliyor: hatırlamak, var olmak; unutmak, yok oluş… oralarda dolanıyoruz. Beşinci bölümde litost, değersizlik ve aşağılanma duygusu olarak karşımıza çıkıyor; bireysel bir histen çıkıp toplumsal bir hâle dönüşüyor. Yedinci bölümde ise “özgürlük”, “beden” ve “serbestlik” söylemleri altında sınırların nereye kadar gevşediğine bakıyoruz. Biraz dağınık mı? Evet. Çok metaforik mi? Kesinlikle. Bu yüzden herkesi içine alan, rahat okunan bir roman olduğunu iddia edemem. Sabır istiyor, dikkat istiyor, parçalar arasında bağ kurma merakı istiyor. Emek talep ediyor Kundera yine; birlikte düşünmeyi istiyor, okuru aktif kılıyor. Üstelik sonunda tamamlanmış cevaplar
Gülüşün ve Unutuşun KitabıMilan Kundera · Can Yayınları · 20191,396 okunma
Başucu Kitabı
9/10
·310 syf.··
2025 10. kitabı
Çevirisini çok başarılı bulmakla beraber ansiklopedi niyetine başucu kitabım oldu. Eserin başlıklarına göre akıcı bir anlatımı var. Her bir duyguyu anlatmada 19. yüzyıl başı çıkan psikolojik semptomlardan kabile geleneklerine, bilimsel araştırmalardan antik yunan mitlerine kadar dayanan bir anlatı mevcut.Okuyucunun o duyguyu hissetmesini sağlıyor. Suçluluk,infiale kapılma ve neşe duygularını aktarırken birebir karşılığını kendimiz satır aralarında hissedebiliyoruz. Adını konduramadığımız ancak ontolojik varlığına onay verdiğimiz awumbuk, litost gibi duygularla da karşılaşmak çok hoştu. Emrah Sefa Gürkan'ın Ezbere Yaşayanlar kitabı gibi entelektüel bir bağlamı var. O kitap tarih bağlamı ve kökeni bağlamında hikaye anlatırken bu kitap kısa bir kesit sunup asıl duygu tanıtımına hızla geçiyor.
Duygular SözlüğüTiffany Watt Smith · Kolektif Kitap · 2020496 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·46 syf.··
2025 64. kitabı
BATIKAN ALKAN-BUGÜN BİRAZ DAHA UZUN DÜNDEN Merhabalar, çok beğendim birr şiir kitabı ile devam edelim. "Bugün Biraz Daha Uzun Dünden" duyguların, gündelik hayatin ve içsel sancılaron çok yalın ama derin bir dille anlatıldıği bir Şiir kitabı. Batıkan Alkan, klasik kalıplara sıkışmadan, bazen düzyazıya yaklaşan bir anlatımla, okurun kalbine yavaş yavaş sokulmayı başarıyor. Şiirlerinde en çok hüzün, yalnızlık, özlem, aşk ve zaman temaları öne çıkıyor. Kitabın adı bile aslında duygusal yorgunluğu ve hayatın yükünü hissettiriyor: Her gün biraz daha ağır, biraz daha uzun... Batikan Alkan'ın dili sade, gösterişten uzak ama etkileyici. Sanki bir arkadaşınla gece yarısı dertleşiyorsun da o sana bir seyler yazmış gibi. Okuru zorlamıyor; tam tersine içine alıyor, hissettirmeyi amaçlıyor. Şiirleri çok kısa değil (bazı şiirlerde kısa olanlar var tabi) vurucu ve çoğu zaman dörtükle ve cümlelik şiirlerle bile bir duyguya dokunabiliyor. Özelikle genç okurlar ve duygularini kelimelere dökmekte zorlananlar için bu şiirler adeta bir "ayna" işlevi görüyor. En sevdiğim şiirler: Gülerken yakalandık Litost Lavla Herhangi bir sabah Ayrılığın ilk kırk yılı ️kimler okumalı ?️ > içsel sorgulamaları olan, • Aşk, ayrılık ya da yalnızlık yaşayan, • Günlük hayatın yükünden bunalmış, Minimal ama etkili şiirler seven herkes bu kitaba bir şans verebilir.
Bugün Biraz Daha Uzun DündenBatıkan Alkan · Klaros Yayınları · 20232 okunma
9/10
·198 syf.··
2025 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2025 00:00
Hayatımız, "bir yumağın sürekli sarılmasıdır". Yaşadığımız her şey, ardımıza takılıp gelmekte ve doğal olarak da birikmektedir. Yol boyunca ne yaşandıysa toplamaktadır çünkü. "Bugün" diye adlandırdığımız şey, "geçmiş ve geleceğimizin toplamıdır". . . İlksöz: Yaşadığım, hatırladıklarımdır. Son yıllarda kendime çokça sorduğum sorudur; iyi bir hafıza lütuf mu yoksa lanet mi? Güçlü bir hafızam var, özellikle de görsel hafızam. Ayrıntıları not eden, unutmayan, herkesin unuttuklarını tek tek hatırlayan, neredeyse saniye saniye aktaran. Bazen çok değerli oluyor da o hatırlananlar bazen de ruha bir yük. Peri Gazozu'na anılar kitabı dersek yanlış olur, hafif kalır. Daha çok çocukluk, gençlik ve ilk doktorluk yıllarında yoğunlaşan, iç içe geçmiş anılarla bezeli, kuvvetli bir baba-oğul ilişkisini haykıran anlatılar bütünü. Her bir anlatı bir konu/olay/nesne vb şey etrafında örülüyor gibi. Bu "şey" etrafında dönen farklı zamanlardaki anılar birbirini çağırıyor, o "şey"i merkeze alıp onla ilgili bir çok yeni anıyı hatırlatıyor. Bu anlatı biçimi, ilginçtir, okudukça benim de birçok anımı aklıma getirdi, o güçlü hafızam desem de sislerin arkasında kaybolmuş bir dolu anımı yeniden görmemi sağladı. Zaten önsözde Kesal'ın belirttiği gibi hem onun anlattıklarını seyrettim hem de onun anlattıklarından aklıma gelen benden hayat izlerimi seyrettim. Yazardan özür dileyerek şunu da itiraf etmeliyim ki bazen benden izleri seyretmem kitaptakileri seyretmekten daha uzun sürdü. Ben kitabı okumaya başlayıp bitirdiğimde bilmediğim bir şeyden bahsedeyim şimdi. (Çünkü kitap öncesi araştırma yapmayı mümkün olduğu kadar sıfırda tutuyorum, sürprizlere açık bir okumayı seviyorum, gerekirse araştırmaları okuma bitimine saklıyorum). Kitabı bitirdikten sonra katıldığım söyleşide Ercan Kesal, bu
Peri GazozuErcan Kesal · İletişim Yayınevi · 20196bin okunma
10/10
·264 syf.··
2025 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 17:36
Kitap bana “daha önce nasıl Milan Kundera okumamışım” dedirtti. Bir an önce kitapçıya gidip bütün kitaplarını alıp okumak istiyorum. Kundera’yı çok sevdim.. Sorunlarını anlatırken açık bir şekilde anlatan yazarlara karşı Kundera örtülü bir biçimde anlatmış. Ama bu durum beni yormadı. Açık bir şekilde anlatsaydı belki de Kundera olmazdı. Kitapta beni en etkileyen hikaye ‘Litost’ oldu. Kitapta cinsellik çok iyi bir biçimde anlatılıyor. Ben o satırları okurken sanki gerçekten de sevişen insanları izliyormuşum onların yanındaymışım gibi hissettim. İmzalı kitaplarını kütüphanemde bulundurmak istediğin nadir yazarlardan birisi oldu kendisi. Gülüşün ve Unutuşun Kitabı Milan Kundera
1000Kitap
Gülüşün ve Unutuşun KitabıMilan Kundera · Can Yayınları · 20151,396 okunma
8/10
·264 syf.··
2025 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2025 00:00
"Bir halkı ortadan kaldırmak için, belleğini yok etmekle işe başlanır," diyordu Hübl. "Kitaplarını, kültürlerini, tarihlerini yok ederler. Bir başkası onlara başka kitaplar yazar, bir başka kültür verir, bir başka, tarih uydurur. Ve böylece halk, yavaş yavaş ne olduğunu, daha önce ne olmuş olduğunu unutmaya başlar. Çevresindeki dünya da onu daha çabuk unutur." . . İlksöz: Anılarım da ülkem de kayboldu. 1948'den beri komünist olan ve Sovyetlere bağlı olan yönetim, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan kurtulmak için inisiyatif kullanarak 1968'te bazı liberal kararlar alır. Bir dizi reform içeren ve Prag Baharı olarak adlandırılan bu kısa süreç, Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı ülkelerinin Çekoslavakya'ya saldırısı ile son bulur. Sovyetler kendilerine sıkı sıkıya bağlı, uslu ve söz dinleyen yöneticileri iş başına getirir. Kısa süreli de olsa bu reform süreci, Çekoslavakya'yı Sovyet güdümünden kurtarıp eski günlerindeki gibi bağımsız bir devlet yapmak isteyen insanların harekete geçmesini sağlar. Ama Sovyet İşgali ile her şey tersine döner. Birkaç ay önce bağımsızlık hareketleri için mücadele edenler artık Sovyet destekli baskıcı yeni yönetimin gözünde istenmeyenlerdir. Önce işlerini kaybederler, sonra sıkı bir gözetim/takip altına alınırlar. Uslu duranlara bu şekilde yaşama hakkı veririlir. Hâlâ yaramazlık yapanlara hapis uygun bulunur. Başına gelecekleri bilenler için tek çare ülkeyi terk etmektir, aynı Kundera gibi. Birbirinden bağımsız gibi görünen ama her birinde yaşanan duygularla aralarında bir şekilde bağ kurulabilen dokuz hikâye/başlık içerir Gülüşün ve Unutuşun Kitabı. Kundera, ilk paragraflarda bahsettiğim 1968 Çekoslavakya'sında yaşananları (yaşadıklarını) bu hikâyelerin kahramanlarına yaşatır. Bazı hikâyelerde yaşananlar bu süreçte
Gülüşün ve Unutuşun KitabıMilan Kundera · Can Yayınları · 20151,396 okunma