Merve

Merve
@littlebitchica
@littlebitchica·
·
sabitlendi
Karanfil Kız ve Öküz
"karanfil kız babasını fazla görememekten şikayetçiymiş. çünkü adamcağız haftanın her günü, hatta bazen hafta sonları bile geç saatlere kadar çalışır, eve yorgun argın dönermiş. bir akşam adam gelip de kızına, “haydi seninle sinemaya gidelim. baba kız, sadece ikimiz,” deyince sevinçten havalara uçmuş karanfil kız. ne ki, işte adam eve geç vakit gelebiliyor ya, ancak gece matinesine gidebilmişler. sinema salonu da pek karanlıkmış, daha film başlamadan bir uyku basmış karanfil kız'ı. usulca babasının kucağına tırmanmış, kafasını da boynuna gömmüş. oh pek sıcak, pek rahatmış babasının kucağı da, bu şekilde filmi nasıl seyredecek? “mesele değil” demiş babası. “arka tarafta yüksekte bir ışık var, görüyor musun? işte o ışık, makinistin odasındaki projeksiyon makinesinden geliyor. perdeye vuran görüntü ilk önce o odanın camına yansır. ha biraz küçüktür ama istersen, keyfini bozmadan filmi oradan da takip edebilirsin.” karanfil kız gözlerini dikkatle o ışığa dikmiş, bir süre sonra bir bakmış, aa hakikaten de o küçücük camda rengarenk, sihirli görüntüler uçuşuyor. ancak hala küçük bir sorun varmış. film yabancı bir dildeymiş. karanfil kız bütün çocuklar gibi kedilerin, köpeklerin, aslanların, kaplanların, fillerin, öküzlerin ve hatta çiçek ve ağaçların dilini konuşabiliyor ancak filmde konuşulan bu dili bilmiyormuş. “ o da mesele değil” demiş o gün her zamankinden pratik zekalı görünen babası. “sen filmi izle, konuşulanları ben sana çeviririm.” sonra kızına iyice sarılmış ve başlamış anlatmaya: “bütün çocuklar büyür; biri hariç…” olmayan ülke'de yaşayan ve büyümeyi reddeden bir haytayı konu alıyormuş film. bu çocuk bir gün kaybettiği gölgesinin peşinde koşarken yaşıtı bir kızla tanışmış, sonrasında da birlikte maceradan maceraya koşmaya başlamışlar. korsanlar, denizkızları,
Sayfa 173·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Reklam

Merve

, şu anda okuyor
%28 (205/724 syf.)
Oğuz Atay
8.6/10 · 74,8bin okunma
“Önce kelime vardı,” diye başlıyor Yohanna’ya göre İncil. Kelimeden önce de Yalnızlık vardı. Ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti Yalnızlık. Kelimenin bittiği yerde başladı; kelime söylenemeden önce başladı. Kelimeler, Yalnızlığı unutturdu ve Yalnızlık, Kelime ile birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler, Yalnızlığı anlattı ve Yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız Kelimeler acıyı dindirdi ve Kelimeler insanın aklına geldikçe, Yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.
Sayfa 152·Kitabı okuyor
Alıntı
Görünmeyen iplerle bağlandığı yataktan kendini ayırmak için, ona dayanılmaz ve ümitsiz gelen bir çırpınma, bir hayata dönme isteğiyle kıvranıyordu; ya da kıvrandığını sanıyordu. İçinde bir yerde, artık hiç hareket edemiyeceğini hissediyordu. Gene içinde bir yer, bir duygu, kendini bütünüyle bırakmasına engel oluyordu. Bir kıpırdayabilse tekrar yaşayacaktı.
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Alıntı

Merve

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.·
5 günde okudu
·
2025 1. kitabı
Yukio Mişima
7.5/10 · 69 okunma
Reklam