Şölenden Sonra, Yukio Mişima'dan ( Mishima) okuduğum 7. kitap.Her ay Mişima'dan bir kitap okuduğuma göre, 7 ay olmuş bu okuma yolculuğuna çıkalı.Bu arada yılın . kitabını bitirmiş oldum.
Tokyo'da lüks bir lokanta işleten son derece iş bitirici, iş kadını Kazu bir şölen sonrası eski bir bakan olan Noguçi ile tanışır.
Kazu son derece bağımsız, ayakları üstünde sağlam duran, tutkulu bir kadın.Geldiği yer için oldukça çok bedel ödemiş, tek isteği öldükten sonra yalnız kalmayıp aile mezarlığına gömülmektir.
"Kazu düşündükçe, ne denli bildiğini yapan bir kadın olursa olsun, şimdiye dek hiç kendinden genç bir erkeğe âşık olmadığının farkına varmıştı.Ona göre, genç bir erkek fiziksel ve ruhsal nitelikler yönünden öylesine varlıklı görür ki kendini, çoğu zaman burnu havalarda olur ve özellikle kendinden yaşlı bir kadın söz konusuysa, cakasının ve şişinmesinin sonu yoktur."syf 28
Kazu belki de bu düşünceden hareketle, kendisinden yaşlı, siyasi dürüstlük ve idealizmin sembolü Radikal Parti'nin başkan adayı olacak olan Noguçi ile evlenir.
Şölenden Sonra bir yandan evlilik kurumuna ciddi bir eleştiri getiriyor, kadın ve erkek bakış açılarıyla.Bir yandan da kitapta yaşanan seçim süreciyle, dürüst siyaset, kirli siyasetin ne olduğunun altını çiziyor.
Kitabın en çok sevdiğim karakterlerinden biri olan, Yamazaki şöyle der kitabın sonunda yazdığı bir mektupta:"Politikada, kokuşmuşluk insanları arıtıyor, ikiyüzlülük insan kişiliğini gönülsüz dürüstlükten daha çok aydınlatıyor ve kötülük, bir an için de olsa, umutsuz bir güven duygusu doğurabiliyor...Çamaşırlar döner kurutucuya atıldığında, hızla dönen gömlekler ve iç çamaşırları bir anda nasıl görünmez olursa, insan tabiatı dediğimiz şey de politika girdabında bir anda yokoluverir.Bir girdabın çılgınca dönüşü hoşuma gider.İnsanı