En çok korktuğu şey hayaldi. Bu ikiyüzlü yol arkadaşı, bir bakıma dost, bir bakıma düşman; inanmadığın zaman dost, tatlı akışına kapılıp gittiğin zaman düşman.
Hülyadan kaçardı; kaçmadığı zaman da üstünde, “Ma solitude, mon hermitage, mon repos”* yazılı bir mağaraya girdiğini, içinden saat kaçı kaç geçe çıkacağını bilirdi.
* Yalnızlığım, inzivam, huzurum.
Kim anımsamaz ki böyle zamanlarda gözün tıpkı parçalanmış ayna gibi kederi birken bin edip, aslında yanı başındayken onu çok uzaklardaki binlerce yerde gördüğünü?