Kabil, California, Hazaracat ve Pakistan'da geçen roman, Afganistan’ın Sovyetler tarafından işgali ile başlayan olaylar, Taliban’ın kontrolü el alması ve sonrasına kadar devam eden ve ileriye ve geriye gidişler ile değişken bir zaman diliminde yer alan olayları konu alır. Romanın ana temasını oluşturan tarih, 1970 ile 2000 yılları arasındaki süreçtir.
İbn Haldun'un:" Coğrafya kaderdir." sözüne
Z.Livaneli'nin Huzursuzluk kitabında ne kadar hak vermişsiem, Uçurtma Avcısı'nda da o derece hak verdim. (Maalesef) :(((
Uçurtma Avcısı, ihanetin, yalanın, vicdansızlöğın ve adaletsizliğin adı..
Etnik köken denen illetin, insanlığın yüz karası olduğunu gözler önüne seren bir kitap..
Spoiler vermek istemiyorum ve sadece kitapta geçen şu satırları yazmak istiyorum:
"“Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar hırsızlığın çeşitlemesidir… Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun.”....