...
Türk Edebiyatının ilk yerli ve destansı bilim kurgu romanı, mitolojik ve fantastik öğelerin estetik harmanıyla bütünleşmiş bir eser.
MENRY KÖK ATALAR
KAAN ŞIVKIN
Tarihin derinliklerinde 1579 yılı, puslu bir #İstanbul havası buğulu bir siluet, Osmanlı sarayının üzerinde beliren gümüşi bir disk, gökyüzünde mavi bir ışık, kendisinden bir daha haber alınamayan Nazperver Hatun...
Yüzyıllar sonra Van civarına düşen bir uzay cismi, modern bir enkazla aralanmayı bekleyen bir sır perdesi
Dr. Leyla Arslan bir bilim insanı, Astrobiyolog, çocukluğundan beri gördüğü garip rüyalar, sezgileri, zaman zaman hissettiği " aitlik duygusu"...Şimdi bir anlam kazanırken. Alaz' la geçirdiği o kısa süre tüm kariyerini yeniden tanımladı.
Nörolinguistik alanındaki bilgisiyle Alaz' la iletişim kurdu. Neden "Kök Atalar" ın hatıralarına en yakın ve o hatıraların yankı bulduğu kişiydi Dr. Leyla.
Uzay cismi enkazından çikarılan Alaz, bilinen tüm sistemlerin dışında bir yaşam formu, dünya dışı bu varlık yeni bir başlangıcın ilk adımı olabilir miydi?
Alaz' ın konuştuğu dil, taşıdığı genetik sırrı, işaret ettiği kadim yazıtlar...!!!
Kök Atalar geri mi döndü?
Evrenin diger ucunda bizim bılmediğimiz farklı renkler ve hayatlar var mıdır?
Tarımın sadece biyolojik değil, felsefi bir temele dayandığı, bitkilerin yalnızca bir besin değil bir tür hafıza taşıyıcısı oldugu, geçmişin bilgeliğini geleceğe aktardıgı düşünülünce, zamanın bile farklı aktığı bu iki güneşli olan bir evren; MENRY !
İnsanlığın kayıp parçaları Menry' de mi? İnsanlığın varoluşundan beri süregelen yolculuğu zannettiğimizden daha eski olabilir mi?
Sırlar, gizemler, sorular ve cevaplar, kitabı yalnızca bir kurgu olarak okumuyoruz, yüzyıllar öncesinden