İpek

Çocuğun öğrenmek için önünde uzun yıllar var ama kişiliğini geliştirmek için yitirilecek zaman yoktur.
Reklam
Nutuklarda, bayram konuşmalarında, bildirilerde, çocuklar yarının büyükleri, geleceğin güvencesi olarak göklere çıkarılır; yasalara göre çocuklar her türlü hakla donatılmıştır, iyi yetişmeleri; sömürüye, kötü davranışa karşı korunmaları için her türlü önlem düşünülmüştür, ne var ki bu yasaları uygulayacak ve denetleyecek olan yetişkinlerdir, çocukların yasalardan haberleri yoktur, olsa da kendi haklarını savunamazlar, dolayısıyla çocuk, ailenin ve toplumun acımasına bırakılmıştır, onun yazgısını gelenekler belirler, yasalar değil, çünkü gelenekler çocuğun sorumluluğunu aileye vermiştir.
Sayfa 22
Çocuklar satılık mal gibi el değiştirebiliyor, yuvasından koparılıp alınabiliyor, eğitimleri yarıda bırakılıyor, gözü açılmamış kızlar ergenlik çağına gelmeden kocaya satılabiliyor, sokağa atılan, kendi yazgısıyla baş başa bırakılanların sayısı ise milyonları buluyor, tüm bunlar eski çağlarda değil, günümüzde olup bitiyor, zenginliğin ve teknolojinin doruğa çıktığı 20. yüzyılda, gözlerimizin önünde geçiyor, insan haklarının tüm ülkelerce benimsendiği, insanca ve onuruyla yaşama, eşitlik, kardeşlik ve özgürlük içinde yaşama ilkelerinin ortaya atıldığı günden iki yüz yıl sonra yaşanıyor tüm bunlar, bir yandan tüpte bebek üretilirken öte yandan aşısızlıktan, bakımsızlıktan kırılan milyonlarca çocuk var, bir yanda aşırı beslenme yüzünden hastalananlar, öte yanda bir dilim ekmek bulamadıkları için eriyip gidenler, insan Hakları Bildirgesi’ne göre hepsinin yaşama, beslenme ve eğitilme hakları eşit.
Sayfa 21
Çocuk Gelişimi
İnsanın Serüveni Güneşin kudretiyle değişirken Hayvanlar aleminin taçsız kralı Vahşi ateşe gem vurmayı öğrenen, Usta bir avcı olmayı, dertlere deva bulmayı, Toprağı ekip biçmeyi ve Hayvanları evcilleştirmeyi başaran; Tekerleği, madenciliği, yazıyı keşfedip Uygarlıklar kuran, imparatorluklar yıkan, Topu-tüfeğiyle dünyayı ele geçirip, Atomuyla fezayı kuşatmaya hazırlanan; Fakat sonunda, Kendisiyle çatışıp savaşmak, Yaşamak ve yaşatmak için En zorunu, kendisini, Yenmek zorunda kalan İNSAN
Günümüzde çocukların yetişkinlere daha fazla benzemeye başladığı, davranış, dil, tutum ve araçlar bakımından giderek artan ölçüde yetişkinlere benzediği, çocuklukla yetişkinlik arasındaki ayırt edici çizgilerin hızla aşındığı görülmektedir. Yetişkinlerle çocuklar birbirinden ayıran kültürel kodların bozulduğu ve bu durumun çocuklar için daha korumasız bir dünya yarattığı iddia edilmektedir. Yetişkinler kendi dünyalarını çocuklara açtıkça, çocuklar yetişkinleri taklit etmeye başlamaktadır. Nitekim küreselleşme süreciyle dünya çapında artan çocuk suçluluğu, madde kullanım oranı, çocuk işçiliği, çocuk ihmali ve istismarı bunun göstergeleridir. Bu gelişmeler, çocukluk fikrinin hızla yittiği, çocuğun özel statüsünün, imajının ve konumunun sarsıldığı, daha doğrudan bir ifade ile çocukluğun yok olduğu şeklinde değerlendirilmektedir.
Sayfa 14
Çocuk Gelişimi
Reklam